Likya yolunu ilk defa yürüyenlerin en sık yaptığı hatalar

Likya yolunu ilk defa yürüyecek, önceden kamp yüküyle yürümemiş kişilerin “her türlü şartlara karşı hazırlıklı” olma düşüncesiyle gereğinden çok malzeme ve gıda tedarik etmesi, mevsim ve parkur için “fazla” giyinmesinden ve çeşitli yanlış tercihlerinden ötürü, güzelim parkurlar adeta çile yoluna dönmektedir.

Bu yazıyı hem kendi yaptığım hatalardan, hem de yolda karşılaştığım insanları gözlemleyerek derledim. Bu yılın başından itibaren Likya yoluna 5 kilometre mesafede yaşamaya başlayınca, bazen sahilde oturup Likya yolunu yürüyenleri izliyorum. Hafif yükleriyle rahatça ilerleyen yabancı yürüyüşçülere tezat; Robocop gibi kuşanmış yerli yürüyüşçüleri görünce hem üzülüyorum, hem de kızıyorum.

1 Haddinden fazla gıda taşımak

Haddinden fazla gıda taşımak

Bence en sık yapılan hata “1 haftalık” gıda alıp yola koyulmaktır. Size bu konuda en büyük tavsiyem, en fazla iki günlük gıdayla yola çıkmanız olacaktır. Kuru, hafif, su ile pişen gıdalar tercih edin. Bu konuda kamp yemekleri başlıklı makaleyi okuyabilir, fikir alabilirsiniz. Ayrıca bu yürüyüşü “yeme şölenine” çevirmenin de alemi yok. Sınırlı birkaç gününüzü manzaraya ve doğaya odaklanarak geçirin.

Yürüyüş boyunca sizi en çok zorlayacak şey, sırtınızda taşıdığınız ağırlık olacaktır. Pek çok kişi evde çanta hazırlarken, taşıyacağı gıda ve suyu hesaba katmaz. 1 haftalık gıda ve 4,5 litre su yaklaşık 10-12 kilo fazladan ağırlık demektir. Bu yüzden gıda ve su ikmali yapabileceğiniz noktaları araştırmak, gerekirse su kaynaklarının bol bulunduğu ilkbahar aylarını tercih etmek sizi bir sürü ızdıraptan kurtarabilir.

2 Gereksiz malzemelerle yola çıkmak

Gereksiz malzemelerle yola çıkmak

İnternet’teki kamp malzemeleri listelerine bakıp da yola koyulduysanız Allah yardımcınız olsun. Apokaliptik zombi cehennemine hazırlık listesi gibi düzenlenmiş bu listelerde baltadan balık oltasına, bivak torbasından acil durum fişeğine kadar bir sürü abuk sabuk malzeme doldurmuşlar. Şu listeye bakıp yanınızda neler götüreceğiniz hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

Likya yolu için malzemeleri toparlarken en büyük kaygınız “ağırlık” olsun. Malzemeleri sırtınızda taşıyacağınızı unutmadan, gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını sorgulayarak, “o malzeme” olmadan nelerden fedakarlık edeceğinizi 40 kere düşünerek hazırlayın.

Çifter çifter iç çamaşırı, çorap, tişört, geceleri yürüyüş yapmayacaksanız ceket, mevsim itibarıyla gerek yoksa polar gibi malzemeleri lütfen evinizde bırakın. Birkaç gün kokmanın, üzerinizde kirli giysilerle dolaşmanın hiçbir zararı yok. Bir çeşme başında durarak giysilerinizi yıkayabilir, çantanıza asarak kurutup tekrar kullanabilirsiniz.

Bir hatırlatma da fotoğraf çekmek için ağır ve hantal malzeme taşımayı düşünenler için yapayım. Eğer mesleğiniz fotoğrafçılık değilse, hayatınızı fotoğrafçılıktan kazanmıyorsanız, kesinlikle DSLR makine ile bu yola koyulmayın. İmkanınız varsa kompakt bir makine alın, yoksa cep telefonunuz yeterli gelecektir. Ölüdeniz manzarası herhalde beş yüz bin kez fotoğraflanmıştır. Beş yüz bin birinci kez fotoğraflamanın çok da gerekli olmadığını düşünüyorum. Kimsenin sizin muhteşem çekimlerinize ihtiyacı yok. Anı olarak saklamak için cep telefonu kamerası yeter de artar bile.

Örneğin kafa lambanız varsa, yanınıza el feneri alma gafletine düşmezsiniz umarım. Örnekler daha da çoğaltılabilir. Ancak buraya tek tek yazmaya kalksam sayfalar alır. Ana fikri anladınız sanırım. Gereksiz, “olmasa ölmeyeceğiniz” hiçbir malzemeyi yanınıza almıyorsunuz.

Unutmayın. Bu yolda yanınızda getirdiğiniz malzemelerle keyif yapılmıyor. Aksine, getirmediğiniz malzemeler sayesinde hafif yürüyor, böylece doğaya odaklanmaya fırsat buluyorsunuz.

3 Yanlış kıyafet ve ayakkabı seçimi

Yanlış kıyafet ve ayakkabı seçimi
Turistlerin ayakkabılara dikkat. Giysilerindeki sadelik de dikkat çekici. Yerli turistler aynı yolu robocop gibi donanımlı yürümeyi tercih ediyor.

Bu gözler yüksek irtifa dağcılık ayakkabısıyla Likya yolu yürüyüp, ayağında oluşan su toplamaları yüzünden inim inim inleyenleri gördü. Lütfen sade biçimde, Robocop gibi donanım kuşanmadan bu yürüyüşe çıkın.

Göynük – Geyikbayırı ve Demre Finike etapları hariç (kışın yürümeniz halinde) Likya yolunun tamamını pazardan aldığınız bir şort, bir de tişörtle yürüyebilirsiniz. Gece yürüyüşü (erken ilkbahar ve geç sonbahar aylarında) yapmayacaksanız, havanın serin olduğu saatlerde uyku tulumunun içinde olacağınız için, yanınızda ince bir polar bulundurmayı değerlendirebilirsiniz.

Üzerinde hassasiyetle durmanız gereken en önemli konu ayakkabı seçimidir. Ayakkabı seçimini doğru yaptığınızdan emin olun. Hantal botlar yerine rahat nefes alabilen, gore-tex gibi su geçirmez membran bulunmayan yaklaşım ayakkabısı ile yürümeyi değerlendirin.

4 Likya yolu kitabı ile yola çıkmak

Likya yolu kitabı ile yola çıkmak

Yukarıda gereksiz malzemelerden bahsettikten sonra yanınıza yarım kiloluk kitap almanızı tavsiye edecek halim yok. Kitap satın alabilirsiniz. Bunlardan kısa notlar çıkarıp, notları parkurlar halinde telefonunuza yükleyin. İhtiyaç duyduğunuzda telefonunuzdan inceleyebilirsiniz. Kitabı evde bırakın.

Ayrıca buraya eklediğim PDF formatında ücretsiz likya yolu kitabını da telefonunuza yükleyebilir, yolda ihtiyaç duyduğunuzda yararlanabilirsiniz.

5 Haziran ve Eylül aylarında yürümek

Haziran ve Eylül aylarında yürümek

 

Bu satırı 1 Eylül’de yazıyorum. Dün Finike’de halk pazarına gittiğimde arabadaki gösterge 41 dereceyi gösteriyordu. Evet, akşamları biraz rahatladık, ancak gündüzleri ortalık kavrulmayı sürdürüyor. Bu durum Eylül ortasına kadar sürecek.Hatta Kasım ortalarına kadar denize girip güneşlenebileceğiz. Eğer şanslıysanız, Eylül ortasından itibaren hava bulutlanırsa yürünebilir. Sıcakta yürümek gerçekten çekilmez oluyor. Yaz boyunca yağış almamış Likya yolunu hesaba katınca, su kaynaklarının çoğunun kuruduğunu bilmelisiniz. Bu da yanınızda fazladan su taşımanız, yani ağırlık anlamına geliyor.

Göynük – Geyikbayırı ve Demre – Finike gibi yüksek etaplar hariç, Haziran ayı oldukça sıcak geçer. Mart başında bile güneşli günlerde kimi parkurlarda dilim damağıma yapışıyor. Bu yüzden Haziran ayında düşük irtifadaki parkurları yürümenizi önermiyorum.

Likya yolunda yürüyüş yapılacak en iyi zaman Mart, Nisan ve Mayıs ayının ilk iki haftası olduğunu düşünüyorum. Ekim, Kasım ve Aralık aylarında da yürüyebilirsiniz. Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayının en azından ilk yarısını kesinlikle önermiyorum.

6 Likya yoluna Patagonya gibi hazırlanmak

Likya yoluna Patagonya gibi hazırlanmak
Patagonya

İki üç etap haricinde, yürüdüğünüz parkurların bir çoğunda alışveriş yapabileceğiniz market/bakkal, konaklayabileceğiniz otel veya pansiyon, acil durumlarda yönelebileceğiniz karayolu bulunmaktadır.

En ıssız parkurların (Göynük – Geyikbakırı) dahi 10 kilometre çapında, köyler, kara yolu veya yaylacılar bulunur.

Likya yolunu genel olarak düşündüğümüzde, yolun %70’inde sağlıklı telefon iletişimi kurulabilmektedir.

Yukarıda sıraladığım yanlışları yapmamanız halinde çok keyifli bir yürüyüş yapacağınızdan eminim. Bence araştırma işini abartmayın. Bırakın Likya yolunda sizin için birkaç bilinmeyen kalsın ki “uzaklaştığınızı” hissedin.

Sonuç

Eğer deneyiminiz yoksa, doğru kaynaklara tesadüf edip bilgi sahibi olmaktan veya bu işe balıklama dalıp doğrusuyla yanlışıyla kendiniz tecrübe etmekten başka şansınız yok.

Bunun gibi bir kaynaktan bu işi öğrenmeye kalkarsanız, ayvayı baştan yiyorsunuz. Sanki 2000 kilometrelik Patagonya yürüyüşüne hazırlanıyor mübarekler. “Kalın pamuklu çorap” önerisine uyan garibanların ayaklarına şimdiden RIP.

 

Bunlar da ilginizi çekebilir

1
Kim Ne Demiş?

Hakan

Ben likya yolunda belgesel çekmeyi planlıyorum. Kamera drone ışık mikrofonlar tripod yedek piller güneş şarj pedi powerbank şarj aletleri derken küçük bir çanta dolusu ekipman ortaya çıkmış oluyor.

Ben karanlıktan korkan birisiyim bu sebeple her daim yanımda hem kafa lambası hemde el feneri oldu. Kafa lambası ile önümü el feneri ile uzakları aydınlatıyorum genellikle.

Gerçekten 1 liste hazırladım o listeye sahip olsam sanırım kıyafet ve su hariç 50 kiloyu geçerim. Bu yüzden nisan mayıs arası yürüyeceğim için hem halen ne gerekecek ne gerekmeyecek bunu araştırıyorum hemde o zamana kadar parça parça ürünleri satın alıyorum.

Bu arada dağa taşa direkt oturanda gördüm oturma matı kullananda katlanır sandalye taşıyanda. Katlanır sandalyelere baktım en hafifi 1 kilodan başlıyor ben şehirde dizüstü bilgisayar taşırken 7 kilo ile anam ağlıyor 1 kilo daha yanıma almazdım sanırım. Bu arada en büyük hatayı sosyal medyadan sorup yola çıkanlar yaşıyor. Gençlerin çoğu festival kampçısı olduğu için yiyeyim içeyim sabaha kadar eğlenip akşama kadar uyuyayım dediği için ışık geçirmez çadırlar 1 boy 2 boy büyük çadırlar öneriyorlar ve bir bakıyorum adam 3.8 kg lık 3 kişilik çadırla yola çıkmış oluyor. Bu arada cebe girebilen video ve fotoğraf çekebileceğim bir kamera bakıyorum. Başlarda gopro bakarken onda zoom olmadığı için zoom barındıran ve mikrofon ışık bağlayabileceğim modellere yönelmeye başladım.