Tek kişilik kamp çadırı satın alma rehberi

tek kişilik hafif çadır

Artık eskisi gibi her koşula dayanıklı çadır satın almak yerine; hafif, çantamızda daha az yer kaplayan, Türkiye’deki Likya, Karia, Karadeniz gibi popüler trekking parkurlarında, bisiklet turlarında ve yeri geldiğinde kış kamplarında da kullanabileceğimiz tek kişilik çadırlar tercih etmeye başlıyoruz.

Tek kişilik çadırların giderek daha popüler olmasının bir başka sebebi ise bireysel faaliyetlere yönelmemiz. Tur fiyatlarının pahalı olması, kâr amacı gütmeyen yürüyüş grupları ile çıkılan faaliyetlerin sportif olmaktan çok sosyal etkinlikten öteye gidememesi ve bisiklet sporunun yaygınlaşması gibi etkenler tek kişilik çadırları daha da sık tercih edilir yapıyor.

Doğa sporlarına, daha doğrusu dağcılığa yeni adım atan arkadaşlar, izledikleri filmlerin ve takip ettikleri Tunç Fındık gibi sporcuların yaşadıkları maceraların etkileriyle, baştan ağır ve hantal 5 mevsim çadırlara yöneliyor; dağa adımlarını atar atmaz korkunç rüzgarlar, tipiler, günlerce kesintisiz yağan kar ve yağmur gibi hayallerle dolu oluyorlar.

Doğa sporu malzemeleri satışı yapan mağazalar da, dünyanın en zor işine kalkıştıklarını düşünen bu arkadaşlara verdikçe veriyor. Çanta, çadır, tulum, mat, su, gıda ve diğer malzemeler derken 20 kilo yükle başlıyorlar dağlarda gezinmeye. Kendim de bu süreçlerden geçtiğim için yaşananları üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyorum. Doğa rahatlamamız için bize kucak açmışken, taşıdığımız ağır malzemeler yüzünden karşı tepeye adım sayar hale geliyor, hedefimize varana kadar adeta sinir buhranı geçiriyoruz. Oysa ki rahatlamak, iyi hissetmek için oradayız, öyle değil mi? Kampçılığa yeni adım atıyorsanız, sizler için hazırladığımız kamp malzemeleri yazısından faydalanmanızı öneririm.

Malzemeleri hafifletmek maalesef bir anda olacak bir şey değil. Hafif malzemelere yöneldikçe fiyatların arttığını görüyoruz. Aşağıdaki malzemeleri ortalama iki kat fiyat ödeyerek yarı yarıya hafifletebilir, daha az yer kaplayacakları için daha hafif ve düşük hacimli çantalarla yürüyüşler yapabilirsiniz.

  • Çantanın kendisi
  • Uyku tulumu
  • Çadır
  • Kamp mutfağı gereçleri

Bunlara ek olarak

  • Hafif kurutulmuş gıdalar tercih ederek,
  • Thermarest NeoAir Camper veya Thermarest NeoAir All Season gibi hafif ve az yer kaplayan bir mat satın alarak,
  • Yürüyüş boyunca biraz kokmayı göze alarak; daha az giyecekle yola çıkıp,
  • Yol üzerindeki su kaynaklarını ve gıda ikmali yapabileceğiniz noktaları önceden iyice araştırarak

20 kiloluk çantanızı 10 kiloya, hatta su ikmali konusunda planlama yaparak yola çıktıysanız 6 kiloya kadar düşürebilirsiniz.

Ana fikri artık anladığınızı düşünüyorum. Eğer halen 5 mevsim çadır alırım, hortumlara tsunamilere hazırlıklı olmak gerekebilir diye düşünüyorsanız, önce 5 mevsim çadırlar gerekli mi yazımızı okumanızı, ardından bu yazıya devam etmenizi öneririm.

Tamam artık. Çantamızı hafifletmek konusunda hemfikirsek, tek kişilik çadır satın alırken nelere dikkat etmeliyiz başlayalım anlatmaya.

Kendi tecrübelerimden tek kişilik çadırdan beklentilerimi sıralıyorum, ardından nedenlerini teker teker açıklayacağım.

  • Tek kişilik çadırın genişliği minimum 75 santim olmalı.
  • Tek kişilik çadır kendi başına, çubuklarla gerdirmeye gerek olmadan da ayakta durabilmeli.
  • Tek kişilik çadırın mutlaka geniş balkonu olmalı.
  • Tek kişilik çadır boyunuzdan en az 30 santim uzun olmalı.
  • Tek kişilik çadır bağdaş kurarak oturabileceğiniz yükseklikte olmalı.
  • İç tente tamamen tül olmamalı.

Daha kolay anlamanız için hemen uygun fiyatlı, tek kişilik bir çadır olan Ferrino Lightent 1’i mercek altına alalım. Lightent 1’i yaklaşık iki kat fiyata sahip MSR Hubba HP ile kıyaslayarak gidelim. Bu arada her iki çadırı kullandığımı da belirteyim. Internet’ten özelliklerine bakıp tahmin yürütmüyorum. Yazdıklarımı bizzat deneyimledim.

Tek Kişilik Çadır boyutları karşılaştırma

Çadırın Genişliği

Yukarıdaki grafikte gördüğünüz gibi Ferrino Lightent 1 80 santim genişliğinde. Matların genişliği ortalama 50 santim. Kalan 30 santim çeşitli eşyaları dizmek için yeterli. Ancak MSR Hubba HP’de genişlik 66 santime düşüyor.

Pratikte bunun ne gibi etkileri var anlatayım. Dikkatlice okuyun.

Hep örnek vererek gideyim ki daha anlaşılır olsun.

Likya yolundasınız. Nefis manzaralı bir kamp yeri buldunuz. Bu yol akrep, solifugae (süpersonik basınımız sağ olsun et yiyen örümcek olarak da bilinir), çıyan, yılan bilumum her turlü canlının bulunduğu bir coğrafyadadır. Bu tip canlılar geceleri aktiftir. Çantanızı balkon kısmına koymanız halinde gece meraklarından veya yiyecek kokusundan ötürü çantanıza girebilirler. Sabah elinizi çantanıza attığınızda size zarar verebilir veya günler boyunca farkında olmadan bunları çantanızda gezdirebilirsiniz. Hadi bende araknofobi var diyelim. Bir diğer senaryo yağmur yağması; zemin ıslanacak. Diğer düşük bir olasılık hırsızlık.

Hilleberg Unna 1 kişilik çadır
Hilleberg Unna 1p çadır 110 santim genişlik sunuyor.

Bir sebepten ötürü çantayı çadırın içine aldığınızda her iki çadır da boydan kurtarıyor. Çantayı başa veya çadırın diğer ucuna koyabilirsiniz. Ancak MSR Hubba’da çantanın içinden malzemeleri çıkardığınızda matdan kalan 16 santim boşluk (Her iki tarafta 8’er santim) malzemeleri dizmek için oldukça yetersiz. 5-6 malzeme çıkarsanız bile Hubba HP’de ortalık bir anda karışıyor. Hatta malzemeleri tekrar çantaya geri koyacak mecaliniz kalmadıysa gece boyunca malzemelerle karışarak siz üstte onlar altta bir gece geçiriyorsunuz.

MSR Hubba HP 1 kişilik çadır
MSR Hubba HP’de iç mekan dar, ancak yukarıdaki Hilleberg çadıra kıyasla yaklaşık 700 gram daha hafif.

Ferrino Lightent 1’de böyle bir sıkıntı yok. Bu çadırı tasarlayan insan evladı halden anlayan biri olduğu için size 30 santim bir boşluk kalıyor.

Genişlik günübirlik kamplarda pek bir şey ifade etmeyebilir. Ancak uzun günaşırı kamplı yürüyüşlerde, hele de güneşin erken battığı sonbahar ve kış aylarında yapılan faaliyetlerde sorun olmaya başlıyor. Akşam 6’da hava kararınca ertesi gün sabah 7’ye kadar 13 saati çadırın içinde geçiriyorsunuz. İnsan bir şeyler okumak, yazı yazmak, uyurken sağa sola dönmek, malzemelere kolay erişmek isteyebiliyor. Bu gibi durumlarda geniş alan büyük avantaj sağlıyor.

Özet olarak dar bir tek kişilik çadır çeşitli sebeplerden ötürü size daha cazip geliyorsa; çantayı içeri almadan balkonda bırakıp, eşyaları baş tarafına dizerek ancak bu şekilde etkin ve rahat biçimde kullanabileceğinizi göz önünde bulundurmalısınız. Hem çantayı içeri alayım, hem de biraz alan kalsın diyorsanız 75 santim ve daha geniş çadırlara bakmakta fayda var.

Çadırın kendi başına ayakta durabilmesi

Tek kişilik çadır satın alırken belki de en can alıcı özellik çadırın ne şekilde ayakta durduğu. İyice gerdirip kazıklarla sabitleyerek, bir de kazıklarla sabitlemeye gerek kalmadan; yalnızca pollerini geçirmek suretiyle ayakta duran iki tip çadır var.

Kilometrelerce yürüdünüz veya bisiklet sürdünüz. Hava kararıyor. Kamp kurmak için uygun olduğunu düşündüğünüz bir köşede durdunuz başladınız çadırı kurmaya. Bir an önce içine girmek rahatlamak istiyorsunuz. Hatta senaryoyu daha da kötüleştirelim. Aniden yağmur başladı. Acil çadıra girmeniz gerek.

Tek Kişilik çadır ayakta durma
Dikkat ederseniz Ferrino’da ortada pol yok. Bu durumda köşelerden en az 4 noktadan kazık çakarak çadırı ayağa kaldırabiliyorsunuz.

Eğer Ferrino tercih ettiyseniz durum biraz sıkıntılı. Bu çadır yalnızca pollerini geçirerek ayakta durmuyor. Ortada çadırı kendi başına ayakta tutabilecek pol yok. Çadırı ayağa kaldırmak için zemine en azından 4 kazık çakmanız gerekiyor (aslında 5 fakat bir an önce içine girmek için 4 adet de yeterli). 4 tane kazık çakmakta ne var dediğinizi duyar gibiyim. 3 kazığı güzelce çakıyorsunuz sıra geliyor en son kazığı çakmaya. Hayda, kazık bir türlü toprağa saplanmıyor, biraz sağa biraz sola kaydırıyorsunuz olmuyor. Bu sefer çaktığınız 3 kazığı söküp çadırı komple başka yere taşıyorsunuz. Yeni yerde de benzer bir durum başınıza geldiğinde bu durum saç baş yoldurtacak bir hal alabiliyor.

Eğer taşlık, kayalık bir alandaysanız Ferrino’yu muntazam kurmayı unutun. Büyük olasılıkla yamuk yumuk kurduğunuz çadır gece ilk esintide üstünüze yıkılacak, yorgunluktan çadırın dışına çıkamayıp bu işe lanet edip uyuyacaksınız.

MSR Hubba’da böyle bir sorun yok. Kurulumunu yeterince pratik yaparsanız, hiçbir kazık çakmadan, yalnızca pollerini geçirerek, her türlü zeminde 1 dakika içinde hazır hale getirebiliyorsunuz. Muntazam kurayım derseniz en fazla 5 dakikanızı alıyor.

Bu yazının MSR vs Ferrino kıyaslaması olmadığını hatırlatayım. Tek kişilik çadırlarda dikkat etmeniz gereken kavramları anlamanız açısından birbirine zıt özellikler içeren örnekler olduğu için yazmayı uygun gördüm.

Balkon

Her iki çadır da tek kişi için yeterince geniş balkona sahip. İki çadırın da balkonuna çantanızı, botlarınızı koyabilir, yemek pişirebilirsiniz. Bu konunun üzerinde çok fazla durmayacağım. Fakat piyasadaki diğer tek kişilik çadırlar arasında minyatür sayılabilecek balkona sahip modeller var. En az 50 santim derinliğinde balkon şart. Balkon yeterince geniş olmazsa rüzgarlı ve yağmurlu havalarda yemek pişirmek, sıcak su kaynatmak ve bu esnada çeşitli eşyaları depolamak sıkıntı olacaktır.

Çadır boyu

Tek kişilik çadırların içi zaten yeterince dar. Kısa boylu çadır almamaya dikkat edin. Çeşitli sebeplerden ötürü çantanızı, botunuzu çadırın içine aldığınızda 2 metreden kısa boya sahip çadırlar büyük sıkıntılar yaratabilir.

Çadır yüksekliği

Yükseklik, çadırın kendi başına ayakta durabilmesi kadar önemli bir konu. Benim yükseklikle alakalı Ferrino Lightent 1 ile hiç de hoş olmayan tecrübelerim oldu. Çadırda oturamamak Lightent 1’de hep sıkıntı olmuştu.

Oturamayacağız yüksekliğe sahip çadırlar bir gecelik konaklamalar için sıkıntı yaratmıyor. Ancak günaşırı kamplı faaliyetlerde, özellikle de çadırda 12 saat ve üstü vakit geçirdiğinizde ciddi problem olmaya başlıyor.

Basık, klostrofobik ortam ilk önce moralinizi etkiliyor. Yeri geliyor doğrulup nefes almak istiyorsunuz. Kişiye göre mutlaka değişir, ama kendinizi mezarda gibi bile hissedebiliyorsunuz. Yani doğrulmak isteyip de doğrulamamak, özellikle çadırdan dışarı çıkamadığınız yağışlı ve rüzgarlı havalarda cidden sıkıntı yaratıyor.

Ferrino Lightent 1’den Lightent 2’ye geçişim sırf bu nedendendi. Bilgisayar başında, rahat ortamda araştırırken insan “ne olacak ya” deyip çadır siparişi verebiliyor. Tavsiyemi dikkate alın.

Bu arada çadırın yüksekliği arttıkça rüzgardan daha çok etkileneceğini unutmayın 🙂 Çadır seçmek amma zor işmiş değil mi?

İç tente malzemesi

Yukarıdaki iç tente görseline dikkat edecek olursanız, Ferrino Lightent’in iç tentesinin tamamen tülden, MSR’ın ise çok az kısmının tülden oluştuğunu göreceksiniz.

İç tentenin tamamen tül olması ağırlığı olumlu etkileyen bir unsur. Ancak özellikle dağ ortamında esen rüzgar çadırın içini tozla dolu, nefes alınmayacak bir hale getirebiliyor. Ayrıca kış aylarında en ufak esinti doğrudan çadırın içine giriyor.

Karrimor X Lite X1 Tek kişilik çadır
Karrimor X Lite X1 Tek kişilik çadırın iç tentesi de MSR Hubba gibi tül az kullanılmış. Bu sayede rüzgar ve toza karşı daha korunaklı. Ancak çadırların genelinde her artı özelliğin ağırlığa olumsuz yansıması gibi bir durum söz konusu. Xlite X1 1900 gram ağırlığa sahip.

Aşağıdaki videoyu tamamen şans eseri buldum. Başlatma zamanı tam arkadaşın bu bahsettiğim sorunları yaşadığı zamana ayarlı. İzleyin. Ferrino Lightent 1 kullanıcısı bir arkadaş dağda sıkıntılı bir gece geçirmiş. Sıkıntı arkadaşın zannettiği gibi kar eteği ile ilgili değil; çadırın iç tente malzemesiyle alakalı.

Özet olarak nerede kamp kuracağınızı, hangi mevsimde yola çıkacağınızı iyice düşünerek iç tente konusunda net bir karar verin.

Sonuç

Ferrino Bivy HL, Ferrino Lightent 1 ve 2, Karrimor X Lite X1 ve MSR Hubba HP ile birlikte toplam 5 farklı tek kişilik çadır kullandım. Şu an MSR Hubba HP kullanıyorum. Memnun muyum? Hem evet hem hayır. Nedenlerini incelemesinde okursunuz.

Bu yazı her ne kadar Ferrino/MSR karşılaştırması gibi ilerlediyse de; tek kişilik çadırdan ne gibi beklentiler içinde olmalı, satın alırken ne gibi özellikleri değerlendirmelisiniz gibi konulara ışık tutabildiğimi zannediyorum.

Benim tek kişilik çadırlar hakkındaki fikrim bunları kullanmanın keyfine düşkün, rahata alışkın insanlar için eziyet olduğu yönünde. Ağırlık ve paket boyutu olarak müthiş avantajlar sunuyor olmalarına rağmen kısıtlı alan sunduklarını unutmayın.

Şu an kullandığım çadırlardan biri olan MSR Hubba HP’den dar olması dışında genel olarak memnunum. Aynı çadırın yaklaşık 300 gram daha ağır olanı MSR Hubba Hubba almış olsaydım hafif çadır arayışıma noktayı koymuş olurdum. 300 gram daha az taşımak mı konfor mu derseniz, kesinlikle 300 gram derim. Yalnız bu biraz da kişisel bir tercih. Çift kişilik yatakta çapraz uyuyan ve bayâ iri biriyim.

Bazen doğada bulunma amacımızı sorgulamamız gerekiyor. Amacımız elde ettiğimiz başarıyı sanal ortamlarda paylaşıp takdir toplamak mı, yoksa gerçekten keyifli, yıllar sonra hatırladığımızda yüzümüzde tebessüm oluşturan bir anı haline dönüştürmek mi? Sizi motive eden yaptıklarınızı paylaşmak, beğeni toplamaksa; inanın o gazla her tür malzeme ile faaliyeti tamamlarsınız. Beğendiğiniz, bütçenize uyan ve hoşunuza giden her malzemeyi alın gitsin.

Eğer gerçekten işe yarar, doğada hayatı kolaylaştıran malzemeler kullanmak istiyorsanız yukarıda sıraladığım maddeleri tek kişilik çadır satın alırken mutlaka değerlendirin.

Ne dersiniz; bir sonraki yazı Türkiye ve dünyada satılan 10-15 farklı marka tek kişilik çadır modelinin değerlendirildiği bir yazı olsun mu?

  • Aydın

    tam bugün ferrino almaya karar vermiştim :)))) bana göre değilmiş.

    • Çağatay Belgen

      Siz nasıl bir çadır aramıştınız? Daha doğrusu Ferrino’da hangi olumsuzluk sizi vazgeçirdi?

      • Aydın

        1,5 kiloya kadar hem yazın hem kışın kullanabileceğim bir model arayışındayım ama kendi başına ayakta dursun içine girdiğimde oturabileyim isterim. o açıdan uygun görmedim. yazının sonunda demişsiniz modelleri incelememi istermisiniz diye evet çok iyi olur.

  • Eren Gelener

    tek kişilik çadır konaklama anlamında rahat mı yoksa eziyet mi, tek kelimeyle cevap verebilir misiniz.

    • Çağatay Belgen

      eziyet

  • Dicle Dogan

    çok güzel bir yazı olmuş. Ben de ferrino kullanıyorum. Önermek ve önermeme arasında kalıyorum. Kurulumu çok zor..

    • Çağatay Belgen

      yumuşak zeminde sıkıntısı yok fakat sert zeminde, hele de yorgun olunca sinir krizi geçirtiyor insana.

      • dicle dogan

        Çağatay Bey ben bu seyahatimde inanılmaz nemlenme sorunu ile karşılaştım. Sabah uyandığımda çadırımın içi sırılsıklam oluyor. Sizce bunun sebebi ne olabilir?

        • Çağatay Belgen

          merhaba, çadırın marka ve modeli, kamp kurduğunuz yer neresi gibi detaylar verir misiniz.

Youtube Kanalı

Malzeme İnceleme

Reklam

Pin It on Pinterest

Shares