Makale

Uyku Tulumlarında EN 13537 Standardı ve Isı Derecelendirmeleri

en 13537

Uyku tulumlarımızın üzerinde yer alan kullanım sıcaklık değerlerini ne kadar biliyoruz? EN 13537 standartları nedir, nasıl ölçülür? Ve ihtiyacımız olan uyku tulumu (sıcaklık değeri anlamında) hangisi? En önemlisi bu değerler güvenilir mi? Bu sorulara cevap vermeye çalışacak olan bu yazı, bir giriş ve genel çerçeve niteliğinde olup genel bir fikir ve farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Zira uyku tulumu türleri, kullanım amaçları, avantajları ve dezavantajları gibi konulara açıklık getirecek son derece bilgilendirici bir yazı burada daha önce yayınlanmıştı.

EN 13537 Standardı nedir?

Öncelikle EN 13537 standartları nedir sorusuna açıklık getirmeye çalışalım. EN 13537 Avrupa’da üretilen ya da satışı olan uyku tulumları için kabul edilmiş sıcaklık derecelendirmesi standardıdır.  Bir ölçüm standardı olan EN 13537, Avrupa Birliği üyesi tüm ülkelerde üretilen ya da satılan uyku tulumları için belirlenmiştir.

uyku tulumu en 13537 tablo

Şimdi kısaca EN 13537 standartlarında belirlenen sıcaklık değerlerinin neler olduğunu hatırlayalım. Ayrıntılı bilgiyi uyku tulumu nasıl seçilir makalesinde bulabilirsiniz.

Üst Limit (upper limit) : Standart bir erkeğin fazla terlemeden uyuyabileceği en yüksek sıcaklık. Bu ölçümde tulumun fermuarı açık ve kollar dışarıda olacak şekilde bir derecelendirme yapılır.

Konfor (comfort) : Standart bir kadının, rahat bir pozisyonda tulumun içinde hiçbir rahatsızlık duymadan uyuyabileceği sıcaklık değeridir.

Düşük Limit (lower limit, low comfort düşük konfor da denilmekte) : Standart bir erkeğin kıvrılmış bir pozisyonda 8 saat boyunca uyanmadan geçirebileceği değeri ifade eder.

Extreme : Standart bir kadının 6 saat boyunca hipotermi riski olmadan barınabileceği ısı değeri ifade edilir. Tulumun içinde hayatta kalabileceğiniz sıcaklık değeri olarak da ifade edilebilir.

EN 13537 buradaki standart erkeği, 25 yaşında 1.73 bolunda ve 73 kg ağırlığında bir erkek, standart kadını ise 25 yaşında 1.60 boyunda ve 60 kg ağırlığında bir kadın olarak tanımlamaktadır.
Bu ölçümlemede sıcaklık dışında birçok faktör daha etkilidir. Bunlar arasında matınızın durumu, karnınızın aç mı tok mu olduğu, metabolik yapınız, üzerinizdeki kıyafetler ilk akla gelenler olarak sayılabilir.

Nasıl hesaplanır?

Bu ölçümler standardizasyon öncesi, sanırım 90’larda ve daha önce, bildiğimiz insanlar kullanılarak yapılıyormuş. Yani test edilecek kıyafet ya da uyku tulumunu giyen/içine giren canlı test denekleri soğuk hava depolarında belirli süreler geçirerek ekipmanları test ediyorlarmış. Günümüzde ise EN 13537 testlerinde üzerine 20 ayrı alıcı takılan ve tutarlı termal değer ölçümü için tek kat termal içlik giydirilen bakır mankenler kullanılıyor.

en 13537 test

en 13537 test
Testin yurt dışı maliyeti yaklaşık 600 dolar. Cilt ısısını taklit eden manken kullanılıyor.

Manken uyku tulumu içine yerleştirilip kabaca 12 mm’lik ahşap bir platform üzerine koyuluyor. Bu platform, hava sirkülasyonu olması için yerden bir miktar yüksekte duruyor. Daha sonra bu platform tutarlı termal değeri olan bir örtüyle kaplanıyor ve soğuk odaya bırakılıyor. İnsan modelinden gelen verileri ölçmek için matematiksel bir formül kullanılıyor. Amerika’da yapılan test EN testine çok benzer. Onlar da bakır manken kullanıyor, fakat giydirme, dolgu ve matematik formülü daha farklı.

Hangi Uyku Tulumu?

EN 13537 standartı ve ölçüm tekniğinden kısaca bahsettikten sonra ihtiyacımız olan tulum hangisi sorusuna verilecek cevaba gelelim. Aslında tamamen farklı bir yazının konusu olduğu için çok kısa bir özet geçmek yeterli olacaktır. Sıcaklık değeri anlamında hangi uyku tulumunun bize uygun olduğu tamamen yapacağımız faaliyetlerle ilgili bir durum. Yaz mevsiminde Ege, Akdeniz gibi sahil kesimlerinde tatil tadında kamplar yapacak ve hava soğuduğunda doğaya çıkmayacaksanız, büyük marketlerde 60-70 liraya satılan basit tulumlardan alın gitsin. Fazlasıyla işinizi görecektir. Ama etkinlik rotanızı Aladağlar, Kaçkar, Erciyes gibi 3000 m üzeri yerlere çevirecekseniz yada kış kampçılığı da faaliyetleriniz arasına girecekse durum değişiyor ve çok daha dikkatli bir seçim yapmanız gerekiyor.

Bu konudaki temel hata (sadece tulum değil çadır,bot, çanta vs birçok kamp malzemesinde yapılan temel hata) “en fazla koruyanını alayım her şartta kullanırım” düşüncesidir. Malzemeye, cebinize ve ağırlık taşıma anlamında sırtınıza yazık etmiş olursunuz (geçenlerde bir outdoor mağazasında yazları sahile yakın yerlerde yada en fazla sıcak havalarda Ankara çevresinde kamp yapmak istediğini söyleyen bir arkadaşa TNF VE25 satıldığına dehşet içinde tanıklık ettim). Maliyetli olsa da her açıdan en mantıklı çözüm farklı kullanım şartlarına uygun farklı tulumlar edinmektir. Kaş Finike civarına yazın gidipte -18 konfor değeri olan tulumda yatıp, sıcaktan uyuyamayıp sabah kan ter pişik ve uykusuzluk içinde güne başlamanın alemi olmasa gerek. Bu noktada tüy mü sentetik mi vs konularına daha önce ayrıntılı şekilde değinildiği için girmiyorum.

EN 13537 standardına gözümüz kapalı güvenelim mi?

Şimdi yazının asıl can alıcı kısmına gelelim. Bu değerler güvenilir mi? Evet, bir standart ölçüsü olarak EN 13537’ye güveniyor olabiliriz, ancak nihai tüketici olarak satın almak düşüncesinde olduğumuz tulumun üzerinde yer alan ve hepsi de EN 13537 ye göre belirlendiği iddia edilen değerlere ne kadar güvenebiliriz? Bu sorunun aklıma düşmesindeki sebep yine tamamı EN 13537 ye göre derecelendirildiğini öne süren farklı ürünlerde yer alan değer tutarsızlığı oldu.

Şöyle söyleyeyim; ikisi de aynı dolgu ve toplam ağırlığa sahip, ikisi de elyaf dolgulu ve ikisi de Avrupalı üreticilere ait olan iki farlı uyku tulumunun özellikle extreme dereceleri arasında uçurum olabiliyor. Aynı ebat ve dolgu miktarında bir üretici extreme sıcaklık değerini -39 olarak beyan ederken, diğeri -25 olarak belirtiyor. Bu iki tulum da 2100 gr civarında, elyaf dolgulu ve Avrupa menşeli ürünler ve aralarında tamı tamına 14 derece fark var! Aslında incelediğim kadarıyla bu farklılıklar daha çok görece düşük fiyatlı ve Doğu Avrupalı üreticilerin tulumlarında göze çarpıyor.

Marka ve model vermekte de bir sakınca olmasa gerek. Örneğin Çek üretici Husky’nin Enjoy modeli ile yine Çek bir üretici olan Pinguin’in Expert modeli: Enjoy için üreticinin belirttiği sıcaklık değerleri sırasıyla (konfor-limit-extreme) -10 -18 -26. Expert’in ki ise -9 -17 -37. Her iki tulum da elyaf dolgulu ve ağırlıkları çok yakın (sırasıyla 2150 gr ve 2000 gr). Üstelik konfor ve limit sıcaklıkları çok ama çok yakınken extreme değerindeki 11 derecelik farkı anlamakta zorlandığımı söylemeliyim.

Bir diğer ilgi çekici örnek Danimarkalı üretici Easycamp’in Orbit 400 modeliyle yine Husky’nin Anapurna (ki kanımca başarılı bir f/p uyku tulumudur) modeli. Orbit 400’ün değerleri sırasıyla -3 -9 -28. Anapurna’nın değerleri ise sırasıyla -12 -19 -28. Burada dikkat çeken nokta da extreme değerleri birebir aynı olan iki ürünün konfor ve limit sıcaklıkları arasındaki akıl almaz fark! Üstelik ağırılıkları arasında da hatırı sayılır bir fark var. Orbit 400 1600 gr ağırlığındayken Anapurna 2300 grama yakın ağırlığıyla diğerinden neredeyse %50 daha ağır ve bir o kadar da hacimli. Şimdi elyaf dolgulu tulumlarda dolgu miktarı ve dolayısıyla ağırlık arttıkça soğuğa dayanımın arttığını bildiğimize göre, ikisi de aynı ortak standartlara göre sıcaklık derecelendirmesi yaptığını öne süren bu iki üreticiden birinin verdiği değerler gerçeği yansıtmıyor.

Son bir örneklendirme kerameti kendinden menkul Alman(!) üretici Evolite’ın Siesta modeliyle, İtalyan üretici Ferrino’nun (oldukça güvenilir üreticilerden biridir) Yukon Plus modeli. Bu iki tulumun ortak özellikleri ise ikisinin de elyaf dolgulu olması ve ikisinin de birebir aynı ağırlığa (1300 gr) sahip olması. Ancak sıcaklık değerlerine gelince yine akıl kurcalayıcı bir farklılık göze çarpıyor. Siesta sırasıyla -10 -13 -23 değerlerine sahipken, Yukon plus’ta bu değerler +8 +4 ve -10. Açıklayabilecek olanınız var mı?

Bizler için bu noktadaki asıl sorun üreticilerden birinin aldatıcı değerler vererek tüketiciyi kandırmaya çalışması, diğer birinin ise gerçeği yansıtan rakamlarla tüketiciyi doğru bilgilendirmesi değil. Asıl mesele tüm bu ürünlere EN 13537 standardı verilmiş olması! Yani görece güvenilir bulduğumuz, Avrupa’nın tamamı ve dünyanın önemli bir kısmında kabul görmüş bir standardizasyon ölçüsünün ürünler arasında bu denli tutarsızlık arz etmesi. Üretim teknikleri, elyafı işleme teknolojisi, dış kumaş malzemesi gibi etkenler evet bu sıcaklık değerlerinde küçük değişiklikler meydana getirebilir. Bu bir noktaya kabul edilebilir bir durum. Ancak yukarıdaki örneklerde gözüken farklar benim tarafımdan hiçbir şeyle açıklanamayacak düzeyde. Konunun benim bilmediğim bir açıklaması varsa yorumlara kısmında aydınlanmayı çok ama çok isterim.

Bizi Takip Edin

Youtube Kanalı

Malzeme İnceleme

Reklam