Çığ nasıl oluşur? Çığ ve Güvenlik

Karda çığ oluşması

Çığ, doğada seyahat eden gezgin için gizemli bir olay olmak zorunda değildir. Fırtınaların biriktirdiği kar, bir yamacın tutabileceği mik­tarı aşınca doğal çığlar oluşur. Karın yarattığı basınç, kar tabakasının gücünü aşar ve sonuç­ta çığ düşer. Bir kayakçı veya dağcı kaymayı başlatabilecek hareketleri yapabilir.

karakurum dağlarında çığ
Karakurum Dağlarında 6870 metrelik zirvelerden Hachindar Chhish’ta 1996 yılında yaşanan çığdan bir kare.

Yazının devamında çığ nasıl oluşur açıklanırken, kar­da tırmananların maruz kaldığı tehditler değerlendirip riski en aza indirgemenin yolları ve çığ altında kalanların aranma yöntemleri de anlatılacaktır. Ancak bu bilgiler çok geniş olmayacaktır. Konunun daha geniş anlamda anlaşılması için, dağcılar çığ konusundaki eğitimlere katılmalıdırlar. Böyle bir eğitim öncesinde çığ hakkında bilgiye sahip olmak ciddi bir fark yaratacaktır.

Bu yazıda bazı teknik terimler kullanıldı. Özellikle kar katmanları anlatılırken ayrıntılara girilmedi. Eğer çığ konusunda bilgi sahibi olmak istiyorsanız, karın yapısını da anlamanız gereklidir. Kar nasıl oluşur başlıklı yazımızda kar ve buz çeşitlerini, karın katmanlarını anlamanız bu yazıyı daha anlaşılabilir kılacaktır.

Gitmeli mi, Gitmemeli mi?

Olası bir çığ tehlikesiyle karşılaşan kar gezgini tek bir sorunun cevabını arayacaktır: Gitmeli mi, gitmemeli mi? Yani devam etmeli miyiz, geri dönmeli miyiz veya başka bir rota mı bul­malıyız?

Böyle bir karara varmak için aşağıdaki dört temel soruya cevap vermeniz gerekecektir:

  1. Arazi çığa uygun yapıda mı?
  2. Kar tutunamayabir mi?
  3. Hava durumu, karın dengesizliğine katkı­da bulunuyor mu?
  4. Seçeneklerimiz ve bunların olası sonuçları nelerdir?

Aşağıda derlediğimiz bölümlerde, karar verme aşa­manıza yardımcı olacak unsurlar anlatılmaktadır.

Arazi

Yamaç Eğimi

25 ila 60 derece arasında eğimli yamaçlar çığ oluşturabilir. En büyük sıklık 30 ila 45 dere­ce arasındaki yamaçlarda görülse de, daha dik yamaçlar da dağcılar için değişik tehlikeler yaratacaktır.

Tek mesele üzerinde bulunduğunuz ya­maç değildir. Çığ, bir başka yamaçtan başlayıp sizin bulunduğunuz yamaca akabilir. Bir yamacın eğimini sadece bakarak tahmin etmek zordur; birçok pusulada olan eğimölçer cihazı bu işte kullanılabilir.

çığ nasıl oluşur animasyon
Davos yakınlarında oluşan çığın simulasyonu. Zirve yakınlarından kopan çığ yerleşim birimlerine kadar ulaşıyor.
Yamaç Yönü

Yamacın baktığı yön, yamacın ne kadar rüzgâr ve güneş aldığını belirlemesi açısından çığ potansiyelini de belirtir. Aşağıda anlatılanlar Kuzey yarımküre için geçerlidir, tabi ki güney yarımküre için tam tersi geçerli olacaktır.

Güneye bakan yamaçlar daha fazla güneş alır, dolayısıyla kar, kuzey yüzlerinden daha hızlı oturur ve sertleşir. Genelde (birçok istisnası var) bunun için, güney yamaçları kışın biraz daha güvenlidir. Bu yamaçlardaki çığlar fırtına sonrasında hemen düşer ve siz yakındayken güney yamaçlardan çığ düşüyorsa, bu da diğer yönlere bakan yamaçların daha sonra çığ indirebileceğini belirtir. Bahar ve yazın ılık günleri geldikçe güney yamaçlardaki kar, ıs­lak, ağır bir hal alır ve ıslak kar çığı yaratmaya elverişlidir. Bu zamanlarda kuzeye bakan ya­maçlar daha güvenli olabilir.

Kuzeye bakan yamaçlar kış boyunca çok az veya hiç güneş ışınına maruz kalmadığı için, buradaki kar tabakasının sertleşmesi daha uzun zaman alır. Kar örtüsünün içindeki daha soğuk dereceler, zayıf birer tabaka yaratır. Bu­nun için de, genellikle (yine istisnalar vardır) kuzey yamaçlar kış ortasında kaymaya ve tırmanışa daha elverişlidir. Bahar ve yaz zamanında güney yamaçlar tehlikeli şekilde ıslak kar içerirken, kuzey yüzlerinde daha sert, güvenli bir kar ör­tüsü bulabilirsiniz.

Rüzgâra bakan yamaçlar, rüzgârın tersi yönünde kalan yamaçlardan daha güvenlidir. Rüzgârın etkisine açık yamaçlardaki fazla kar rüzgâr tarafından süpürülürken, kalan kar da rüzgârın etkisiyle bastırılacaktır.

Rüzgârın tersi yönde kalan yamaçlar (yani rüzgârdan korunaklı olanlar) rüzgârla yığılan kar yüzünden özellikle tehlike taşır. Rüzgâr, ona açık yamaçlardan karı süpürüp rüzgâr olmayan yamaca yığınca, bu yamaçlar tehli­keli olur. Sonuçta sırtın rüzgâr tersi yönünde kornişler, yamaçta derin ve sertleşmemiş kar örtüsü ve çığ halinde düşmeye hazır, rüzgârla sertleşmiş tabaka kar örtüsü ortaya çıkar.

Yamaç Nitelikleri

Kar örtüsü altında ot veya düz kaya yüzeyleri içeren pürüzsüz yamaçlar karı fazla tutamaz ve bir kar kayması için kaygan bir yüzey ya­ratırlar.

Ağaç ve kayalar, en azından kar onları ta­mamen örtene kadar, kar örtüsünü sabitleye cek nokta görevini yaparlar. Ama genellikle kar örtüsünü etkin tarzda tutabilecek ağaç ve kayalar öyle sık olmalıdır ki, pratikte bir tırmanış ekibinin bunları geçmesi zor veya imkansız olacaktır. Bu ağaç ve kayalar tamamen kar örtüsü altında kaldıktan sonra kar örtü­sünde zayıf bir nokta yaratabilirler.

Aşağıda kontrollü patlama ile çok daha büyümeden yapay olarak düşürülen çığı izleyebilirsiniz.

Çığ, büyük ve yoğun bir ormanda oluşamasa da yukarılardan gelip aradan akabilir. Yürürken çevrenizi inceleyin. Çığ kulvarla­rında kırılmış ağaçlar ve yaşlı ağaçlar arasında geniş alanlar var mı? Varsa bu, yukardan gelip sık bir ormanı bile yarabilen geniş bir çığın göstergesidir. Bir yamaçta sadece aşağı doğ­ru eğilmiş küçük ağaç ve çalılıklar varsa, bu alanda sık çığ düşüp, ağaçların büyüme şansı olmadığını anlayabilirsiniz. Ağaçların yamaç yukarı bakan yönlerinde kırık dallar ve ha­sarlar görürseniz bu da çığlar sonucu olabilir. Arasından kayakla kayabileceğiniz kadar açık ağaçlıklarda çığdan korunmak için pek imkan yoktur.

Yamacın genel şekli de tehlike seviyesine etki eder. Düz, açık ve orta eğimdeki bir yamacın karı, en belirgin tehlikeyi içerir. Dışbü­key bir yamaçtaki, yamacın kıvrımında sık bir gerilim noktası yaratan kar örtüsü, içbükey bir yamaçtakinden daha çok çığ riski taşır. Dışbükey eğimli bir yamacın altında sık sık çatlak hatları bulunabilir.

Kar Örtüsü

Birçok fırtına, farklı hava şartları ve ısı değişiklikleri sonucunda kar örtüsü oluşur. Tüm bu koşulların etkisiyle kar iyice oturabilir veya hem güçlü, hem zayıf kar tabakaları oluşabilir. Yeni yağan kar eski tabakaya sıkıca yapışarak, bütün bir kar örtüsü yaratabilir ama apayrı, kendi içinde sağlam bir tabaka (slab) oluştu­rup, alttaki tabakayla zayıf bir bağı da olabi­lir. Çığ bölgelerinde güvenle gezmek isteyen dağcılar, karın yapışma derecesine ve çığa dö­nüşmesine yol açabilecek güçlere hassasiyeti konusunda bilgiye ihtiyaç duyacaklardır.

çığın anatomisi

Karın Dengesini İncelemek

Aşağıda anlatılan kar dengesizliği hakkındaki belirgin göstergelere daha fazla dikkat ederek, olası çığ tehlikesi hakkında birçok bilgi elde edebilirsiniz. Karın oturup oturma­dığını anlamak için test de yapabilirsiniz. He­men altta anlatılan Rutschblock testi yüksek bir güvenilirlik seviyesine sahiptir.

Rutschblock (Tabaka Kaydırma)Testi

Bu test, bir yamaçtaki tabakanın kayıp kaymayacağına dair özellikle iyi bir deneme yöntemi olarak kabul edilmektedir. Daha sonra anlatılan “çığ küreği testi” gibi, bu yöntem de bir kar bloğu veya sütununa güç bindirilerek yapılır. Ancak kar bloğu çok daha büyük olduğu için, çığ küreği testinden daha iyi sonuç verir. Kar bloğunu çeken bir kürek yerine, Rutschblock testinde bloğun üstünde duran kayaklı bir kişi olacaktır.

Rutschblock testi
Rutschblock testi yetkililerin periyodik olarak yapıp, çığ durumu hakkında halka bilgi vermesini sağlayan bir yöntemdir. Ancak ülkemiz bu konulara halen yabancı.

Rutschblock testini yapmak için şu adım­ları izleyin:

  1. Tırmanacağınız yerde karşılaşacağınız eğim ve niteliklerin benzerlerine sahip bir yer bulun. En iyi bilgi ağaçlar ve sırtlardan uzak bir alandan edinilebilir.
  2. Bir kürek, kar testeresi veya kayak kullanarak, kare şeklinde bir kar bloğunun üç yanını kazın, derinlik en az 1 metre olsun. Zayıf olduğundan şüphe duyduğunuz ta­bakalara varmak için daha da derine kazılabilir. Bloğun yamaca paralel uzunluğu kayak kadar; yamaç aşağı uzunluğu ise kayak sopası kadar olmalıdır. Kar bloğun kenarlarını dik, temiz şekilde açın; bloğun üstündeki karı bozmayın.
  3. Bloğun yamaca paralel, yukarı duvarını testere, kayak veya iple kesip açın. Kar testeresi kullanmadan buzlu veya sert tabakaları kesmek zor olacaktır.
  4. Kayaklı biri, yamacın üst kısmından kar bloğunun üstüne çıksın. Blok o kişiyi ta­şıyorsa, aynı kişi her iki kayağıyla bir dizi sıçrama ve atlama yapmalıdır. Bloğun za­yıf tabakadan ayrılmasına yetecek kadar güç, size yamacın göreceli oturmuşluğu hakkında bilgilendirecektir.

Aşağıdaki liste, Rutschblock test sonuçlarına  anlam verebilmeniz için gereken kriterlerdir:

Aşırı Dengesiz

  • Blok kazılırken tabaka kayması.
  • Test alanına gelirken tabaka kayması.
  • Blok üzerinde ayakta dururken tabaka kayması.

Dengesiz

  • Atlamak için hareket ederken tabaka kay­ması.
  • Atlayıp zıplayınca tabaka kayması.

Görece Oturmuş

  • Art arda zorlu atlamalar sonucu tabaka kayması.

Oturmuş

  • Art arda atlamalarla tabaka kaymaz. Ka­yaklar olmadan atlamayı deneyin.

Çığ tehlikesini değerlendirmek amacıyla bil­gi toplarken, bu testin sonuçlarının diğerleri arasında tek bir bilgi olduğunu aklınızda tutmalısınız. Testi yaptıktan sonra çukuru kapatırsanız, diğer dağcılara zarar vermesini önle­yebilirsiniz.

Karın Oturmuşluğuyla İlgili Diğer Belirtiler

Aşağıda karın oturmuşluğuyla ilgili bilgi edilebilecek diğer birkaç yöntem basitçe anlatılmıştır. Bu tanımlamalar, yöntemleri basitçe anlattığı için, bunları yapabilmek ve doğru değerlendirebilmek amacıyla özel yayınlara ve kurslara başvurmaksınız.

Çığ küreği testi: Bu testin amacı kayabilecek kar tabakalarını bulmaktır. İşlem, ön ve yanları açıkta kalacak ama arkasına da bir kürek uzatılabilecek kadar kazılmış bir kar sütunu kazmaktan ibarettir. Testi yapan dağ­cı sütunun önünde durur, küreği arkadaki açıklığa uzatır ve onu her iki eliyle öne çeker. Karda belirgin olarak kayan bir tabaka varsa, o noktada sütun ayrılır. Bu test, tabakanın ayrılmasına yol açan gücün miktarım bildirmediği için eleştirilmektedir. Çığ küreği testi tabaka­lar ve karın oturmuşluğuyla ilgili bilgi sağlasa da, birden fazla yerde test yapmak gerekebilir. Rutschblock testi, kar oturmuşluğuyla ilgili çok daha güvendir bir test yöntemidir.

Kar çukuru gözlemi: Tabaka şekillerini bir kar çukuru açarak gözlemleyebilirsiniz (hatta belki de Rutschblock testi için açtığınız çukuru kullanırsınız). Kar çukuru, geçmeyi deneyeceğiniz yamaçlarla aynı eğime, özelliklere ve yüksekliğe sahip ama güvenli bir yerde açılmalıdır. Ağaçların yakınında olmamalıdır. Değişik kar tabakalarım ayırt edip, bunların göreceli sertliklerini ve güçlerini, parmak, yumruk, bıçak, kalem vb. kullanarak deneyip karar vermek zor olmayacaktır. Çok sert ve çok yumuşak tabakalar, başka tabakalarla iyi kaynamazlar. Bu test yöntemi, size Rutsc­hblock veya anlatılan diğer yöntemler kadar faydalı bilgi veremez.

Kayak sopası veya batonla yoklama: Bir kayak sopa­sı veya baton kullanarak kar örtüsünün altında neler ol­duğunu anlayabilirsiniz. Kar çok yumuşaksa, sopanın paletli ucunu kara düzgünce sokarak yavaşça geri çekin, alttaki sert veya yumuşak tabakaları anlamaya çalışın. Paletin açtığı deliğe elinizi uzatıp, tabakaları elinizle hissetmeyi deneyebilirsiniz. Daha sert karda batonun tutma yerini veya paleti sökülmüş sivri ucunu karı delmekte kullanın. Bu göz­lemleri sık sık tekrarlamak ve ekip üyeleriyle bunları konuşmak, çığ tehlikesinin bilinmesi ve hazırlıklı olmak açısından önem taşır. Bu basit test, size kar tabakalarının birbirine tutuşu hakkında bilgi vermez ve ince kayıcı tabakalarını gözden kaçırmanıza neden olur ama kar örtüsünün dengesizliğini belirten ciddi tabaka ayrılıklarını ortaya çıkartabilir.

Karın Dengesizliğinin Açık Belirtileri

Çığ tehlikesinin birçok belirtisi göz ve kulak­la açıkça gözlenebilir. Bu belirtiler, gerçek bir test yapılmadan bile tehlikeyi işaret edecek hızlı bilgiler verir. Bunlara dikkat edip ekip üyeleriyle de paylaşırsanız, ekibinizdeki her­kes çığ olasılığı konusunda bilgili olacaktır.

Karda dengesizlik belirtileri ararken akla gelebilecek sorulardan bazıları şunlardır:

  • Geçtiğiniz yamaçlar ve benzer yöndeki yamaçlarda yakınlarda çığ olduğuna dair kalıntılar görüyor musunuz?
  • Geçtiğiniz yerlerde kar boyunca bir anda ince çatlaklar açılıyor mu? Bunlar, oturmamış sert bir tabaka üzerinde olduğunu­zu belirtir.
  • Üzerinden kaydığınız veya yürüdüğünüz kar, “boş ve tok” bir his veriyor mu? Bu da yüzey tabakasının tutunmadığını ve kaymaya hazır olduğunu gösterir.
  • Karda oturan bir tabakanın gürültüsü duyulduysa, yakınlarınızda kaymaya hazır bir tabaka var demektir.
  • Rüzgârın süpürme izleri var mı? Bu izler, yakın zamanda karın rüzgârla tehlikeli bir tabaka oluşturacak şekilde yığıldığını anlatır. Böylesi kar yığıntılarının olabileceği yerleri bulmaya çalışın.
  • Karda yağmurla oluşan kanalcıklar var mı? Bunları görürseniz, yağmur sonucunda oluşan tüm çığlar düşmüş ve kar durumu biraz daha oturmuş demektir.
  • Güneşli bir yamaçtaki taze kardan iz bırakarak yuvarlanan kar topları (güneş topla­rı) var mı? Bunlar yeni bir yüzey ısınması­nın belirtileridir.

ÇIĞ ve GÜVENLİK

Hava Durumu

Bir arazi gezisinden önce ve gezi sırasında hava durumunu izleyin. Şiddetli yağış, sert rüzgârlar ve ısı aşırılıkları, kar örtüsünde değişiklik olması demektir. Karın hava şart­larından nasıl etkilendiğini görmek için kar örtüsünü çok dikkatli inceleyin. Kar örtüsü ani hava değişikliklerine hızla ayak uyduramayacağı için, ani hava şartı değişiklikleri karı dengesiz hale getirmekte önemli yer tutar. Kar örtüsü yavaş uygulanan bir güce bükülüp uyabilse de, şiddetli ve ani bir basınç altında dayanamayacaktır.

Yağış

Yağmur veya kar halinde düşen yağış kar örtüsünün üzerindeki basıncı arttırır. Saatte 2-3 cm veya daha fazla kar yağışı olursa, çığ tehlikesi hızla artacaktır. Mevcut kar örtüsünün gücünü aşacak kadar ağır bir yeni kar yükü­nün hızla düşmesi çığa yol açacaktır.

Yağmur, karın içine süzülerek tabakalar arasındaki bağı kırar, tabakaların arasını âdeta “yağlayarak” kayganlaştırır ve kayma oluşmasını kolaylaştırır. Ayrıca yağmur, karı ağırlaş­tırır ve kar örtüsünü hızla ısıtır. Yağmur, baş­ladıktan çok kısa bir süre sonra çığ yaratabilir.

Yağmur veya yeni kar ile üstünde durulması gereken sorular, bunların eski tabakalar­la ne kadar iyi tutundukları ve ne kadar yüklü olduklarıdır. Karın içerdiği suyun ağırlığı, kar örtüsüne yük bindiren en önemli unsurdur.

Rüzgâr

Rüzgâra açık yamaçlardan karı alıp rüzgâr olmayan yamaçlara yığan şiddetli esintiler, kar kristalleri arasındaki tutucu bağları kırar. Artık daha da ufalmış olan bu parçacıklar, bir araya sıkıca gelip sert kar tabakaları (rüzgâr slabları) oluşturur ve bu tabakalar, çığa sebep olacak şekilde tabaka boyunca çatlak ilerletirler.

Şiddetli rüzgarla, rüzgâr almayan yamaçların üstlerinde kornişler oluşur. Kornişin kı­rılıp düşmesiyle bazen çığ başlayabilir.

Isı

Yer ve kar yüzeyi arasındaki belirgin ısı farkları, fazla ağırlık taşımaya elverişli olmayan çok yüzeyli kar kristallerinin oluşmasına (“şeker kar” olarak da bilinir) yol açar. Bu ısı farklılığı ve sonucu olarak da “şeker kar” olayı mevsim başında, özellikle karlı ve denizden uzak yer­lere has iklimlerde (mesela Ağrı Dağı) görülür. Daha yumuşak ısı ve yalıtım olarak işlev yapacak daha derin bir kar örtü­sü, bu tür karın sertleşip oturmasına neden olabilir. Ancak çok yüzeyli kar kristallerinden oluşan kar, yeniden kar yağan mevsime kadar tehlikeli bir alt tabaka olarak kalabilir veya mevsim başında düşen çığlarla süpürülür.

Zayıf kristal oluşumuna bir örnek de, çiğe benzer bir oluşum olan yüzey donuğudur. Bu, her bölgede görülebilir. Bunun oluşumuna neden olan koşullar, kar yüzeyinde serin olan açık, bulutsuz gecelerdir. Yüzey donuğunun ince, tüylü kristalleri yeni bir kar yağışının altında kalınca, tıpkı şeker kar gibi çığ tehlikesini arttıran ince, zayıf bir alt tabaka yaratır.

Isı, özellikle yeni karda, karın dengesini karmaşık şekillerde etkiler. Ilık havalar kar örtüsünün yoğun ve sağlam olmasını sağlayarak oturmasını ve dolayısıyla uzun vadede daha dengeli olmasını sağlar. Ancak hızlı başlayan ve uzun bir ısınma dönemi, özellikle soğuk bir dönem sonrasında kar örtüsünü zayıflatır, böylece daha az dengeli ve insan hareketiyle düşmeye elverişli hale getirir. Kar örtüsü, bu durumda ısı düşene kadar dengesiz kalır. So­ğuk havalar yoğun kar tabakalarını güçlendirebilse de yeni yağan, yoğunluğu az karı güç­lendirmek için işe yaramazlar.

İnsan Unsuru

Çığ tehlikesi değerlendirmesinde önemli bir parça da insan unsurudur. Siz ve dağcı arkadaşlarınızın varacağı değerlendirmeler, risk seviyesinin artması veya azalmasında etkili olacaktır.

Bahsedilen liste, dağ ekibinin her üyesine kendisini iyice değerlendirip, birkaç noktada yargıya varmasını gerektirmektedir.

Tavır: Ekibin hedeflerine, riske ve her üyenin ayrı ayrı gözlemlediği tehlike belirtilerine karşı genel tavrı nasıldır? Ekip içinde risklerin ne kadar tolere edildiğini ve tehlike olsa bile, bir tırmanış hedefinin gerçekleştirilme isteği­nin derecesini dikkatle inceleyin. Ekibin ara­zi, hava durumu ve kar örtüsü bilgilerine ne kadar tarafsız bir gözle baktığına karar verin. Çoğu ekipler, ihtiraslarının gerçekleri gölgele­mesine izin vermişlerdir. Çoğu çığ kurbanları, tehlikenin farkında oldukları halde, bilgilerini kazaya yol açabilecek tarzda yorumlamışlar­dır. Bu tür sağlıksız bir tavır can kaybına yol açabilir.

Teknik beceri seviyesi: Ekip üyeleri kar tırmanışında ve çığ tehlikesini değerlendirme­de ne kadar yetenek sahibi? Ekibin genel dağ­cılık bilgisi yüksek mi, orta seviyede mi, yoksa düşük mü? Tecrübeli, becerildi ve dengeli bir dağ ekibinin çığlardan kaçınmakta ve biri­ne yakalanırlarsa doğru tarzda davranmakta başardı olması beklenir. Deneyimi eksik veya üyeleri arasında ciddi bir tecrübe farkı olan bir ekip ise, kararlarında daha dikkatli olmalıdır.

Ekibin gücü ve malzemesi: Ekibin fizi­ki gücü ne durumda? Ekip üyelerinin zorlu ve hatta tehlikeli bir geziye dayanacak kadar güçlü ve sağlıklı olduğundan emin olunma­lıdır. Ekibiniz bir çığ durumuna uygun mal­zemeye sahip mi? Ekibinizin kürekler, arama cihazları, ilk yardım malzemeleri ve gerekli diğer malzemelerle en kötüye hazırlıklı oldu­ğunu bilmelisiniz.

Karar

Tüm çığ tehlikesi bilgileri toplanıp değerlendirilince, ekibin gitme veya gitmeme kararı alma vakti gelip çatmıştır. Ekibin her üyesi fikrini açıkça söylemelidir. Herkesin fikrini alan ekipler, genelde tek kişiden daha iyi karar verebilirler. Farklı fikirler çıksa da, her tırma­nıcı kendi fikrini açıklar. Can kaybı olasılığı söz konusu olunca, sağlam bilgiye dayalı ka­rarlar vermek önem taşır.

Herkes kararlarının olası sonuçlarını ve bunun seçeneklerini bilmelidir. Ayrıca herkes alman kararın altında yatan varsayımları an­lamalıdır.

Bir karara varmak için kullanacağınız iş­lemler aşağıdakine benzeyecektir:

  1. Olası tehlikeleri ayırt etmek.
  2. Devamlı bilgi toplamak ve değerlendirip birbirine bağlamak.
  3. Varsayımlarınızı, kararlarınızın sonuçla­rını ve seçeneklerini bilinçli tarzda elde etmek.
  4. Karar vermek ve yeni bilgiler ışığında yeni değerlendirmeler yapabilmek.

Riski En Aza Düşürmek

Tırmanıcıların çığ riskini en aza düşürmek ve çığa yakalanırlarsa yaşama şanslarını arttır­mak için kullandıkları birçok yöntem vardır. Bu kısımdan önce yukarıda verilen bilgiler, bir tırma­nıştaki çığ tehlikesini değerlendirme strate­jilerine değinmiştir. Ancak tırmanıcılar dağ­lara yönelmeden önce de çığ riskini azaltmak amacıyla bazı şeyler yapabilirler.

Verilebilecek en net tavsiye, bir tırmanışa gitmeden önce hava durumu ve çığ durumu bilgilerini edinmektir. Bir çok dağ bölgesinin detaylı çığ raporları telefon veya internetten elde edilebilir. Rotanız hakkında bilgiye sa­hip olabilecek herkesle konuşun. Elde ettiği­niz gezi öncesi bilgilerinin ışığında, özenerek yaptığımız planları bozmaktan çekinmeyin.

Olası bir çığ bölgesine giderken, ekipteki herkesin yeterli eğitim ve malzemeye sahip olduğundan emin olun. Güvenlik payını arttırmak için, her tırmanış gezisinden önce za­ten yapılan normal çalışmaları gerçekleştirin: bölgenin harita ve fotoğraflarını incelemek, seçenek olabilecek rotalar bulmak, acil bir durum için gecelemeye hazırlıklı olmak ve kaçış için olası rotaları bilmek gibi.

Güvenli Bir Rota Seçmek

Tehlikeye daha az maruz kalan rotalar araya­rak arazide güvenle ilerleme becerinizi arttırabilirsiniz. Aşağıdaki bazı ana hatlar önemli noktaları özetlemektedir.

  • Rüzgâra açık yamaçlar daha oturmuş olacakları için, bunları tercih edin.
  • Rüzgârın karı tabakalar halinde yığdığı rüzgâr tersi yöndeki yamaçlardan kaçının.
  • İstediğiniz yere sizi ulaştırabilecek en az diklikteki yamaçları seçin.
  • Yamaç kenarlarından ilerlemek çığ açısından daha güvenlidir ve çığa yakalanırsanız, güvenlik daha yakınınızda olur.
  • Bir yamacın üst kısmındaki dış bükey eğimden, çığa yol açabileceği için kaçınmalıdır.
  • Kışın gölge yamaçlarda, baharda da çok ışıklı, güneş alan yamaçlarda dikkatli olun.
  • 35-45 derece arasındaki yamaçlarda özellikle dikkat edin, eğim ölçerle bunları ayırt edin.
  • Sizi süpürebilecek veya gömebilecek çok miktardaki karın atık alanı olan kulvarlardan kaçının.
  • Karb eğimlerin ve kulvarların altında yer alan uçurum ve kayalıklara dikkat edin.
  • Yukarıdan gelebilecek çığlara açık vadi tabanlarında kamp kurmayın.
  • Devamlı çığ tehlikesini ve olası sonuçları­nı değerlendirerek “gözünüzü açık tutun”.

Şüphelendiğiniz Bir Yamacı Nasıl Geçmeli?

Hiç kimsenin hoşuna gitmese de, bazen şüphelendiğiniz bir çığ alanını geçmek zorunda kalabilirsiniz. Burada sorun yamacı en az bozarak geçebilmek ve dağcı veya kayakçılardan birisi çığ başlatıp yakalanırsa, bunun sonuçla­rını hafifletmektir.

Yamacı geçmeyi denemeden önce şapka, eldiven ve sıcak tutacak giysileri giyip, tüm fermuarları kapatın. Çığa yakalanırsanız çantanızı atıp atmayacağınıza karar verin. Hafif bir çanta sırtınızı koruyup sizi çığda yüzdürebilir ama ağır bir çanta sizi çığın derinliklerine çekecektir. Bazı dağcılar, bu durumda çantayı rahat atmak için tek omuz kayışını takarlar. Ancak tüm bunlardan önce, yamacı hızla geçebileceğinize (özellikle kayaklarınız varsa) emin olun. Bunu da hızla yapın. Ka­yak sopalarının kayışlarını açın, kayak bağla­malarını rahat atabilecek şekilde ayarlayın ve bağlamaları botlara bağlayan kayışları da açın (kayak ve hedikler, ağırlığınızı daha geniş bir alana yaydıkları için yamaca sadece botlarla basmaktan daha az ağırlık yüklerler).

Rotanız, (siz yürürken, kayak kullanmazken) bir yamaca dayanırsa, karı kesecek zik­zaklar yerine dimdik yukarı yönelin.

Yan geçişlerde bir seferde tek kişi geçerken, diğerleri güvenli yerlerden seyrederler ve bir çığ başlarsa, geçene bağırmaya hazır olurlar. Uzun, arası açık adımlarla dikkatli biçimde geçiş yapılmalı, yamaç boyunca ayak izlerinden oluşan bir tünel açılmamalıdır. Her tırmanıcı sırayla, önden geçenin ayak izlerinin aynısını kullanmalıdır. Herkes, bir çığ halin­de anında tespit için bakmalı ve dinlemelidir. Rota, yamaçta mümkün olduğunca yüksekten geçmelidir. Yamacın üst kısmında olabilecek kayalık bir hattın tabanını izleyebilirsiniz.

erciyes zirve yan geçiş
Dik kulvarda yan geçiş yapılacağında dağcıların tek tek geçmesi, aynı ayak izine basması çığ oluşmaması için önemlidir.

Tehlikeye maruz kalınan süreyi en az tutarak, güvenli bir noktadan bir diğerine hızla geçin. Düşmemeye çalışın çünkü düşmek kar örtüsüne ani bir darbe vuracaktır. Çığa elverişli bir yamaçta, vücudunuzun darbesi tıpkı küçük bir bombanın patlama etkisini andıra­caktır.

Tırmanıcı emniyete bağlı ilerliyorsa ip doğrudan emniyetçiye bağlı olmamalıdır. Tırmanıcı ıslak, ağır bir çığ altında kalırsa emni­yetçi de onunla yuvarlanıp gidebilir. Vücuttan emniyet almak yerine, bir emniyet aleti kullanılmalıdır.

Çığ Nasıl Atlatılabilir?

Çığ halinde ne yapabileceğinizi önceden düşünün, çünkü içinde kalınca buna vaktiniz olmayacaktır, ilerlerken kaçış yollarına bakın. Ancak, çığa yakalanırsanız kendinizi teslim edip bırakmayın; hayatta kalmak için çaba­layın. Arkadaşlarınıza bağırın, atabileceğiniz malzemelerden kurtulun.

Başlangıçta bir kaya veya ağacı tutmaya çalışın veya kazmanız ve sopanızla karda durmaya çalışın. Çığ ile süpürülmeden kendinizi durdurmayı deneyin. Bu işe yaramazsa, yüz­me hareketi yapın. El ve kollarınızı sallayıp yuvarlanarak, çığın yüzeyinde kalmaya çalı­şın. Kaymanın yanlarına doğru hareket etme­yi deneyin.

Kafanız da kar altında kalırsa ağzınızı kapak tutun. Kar yavaşlarken yüzeye çıkmak için zorlayın. Gömülü kalırsanız yüzünüzün önüne el veya dirseğinizi getirerek nefes boşluğu sağlamaksınız. Karın hareketi durmadan, göğüs kafesinizi genişletmek için derin nefes alın. Kar çevrenizi tamamen kapatınca, hareket etmeniz imkansız olacaktır. Bu du­rumda bağırmayın ve çaba harcamayın. Ar­kadaşlarınız ne yapılacağını biliyor ve hemen kurtarma çabasına girişmiş olmalıdırlar.

Çığ Altından Kurtarma

Daha çığ durmadan kurtarma başlamıştır. Başarılı bir kurtarmanın ilk adımı, şok anın­daki zorlu bir harekete bağlıdır: kazazedenin en son görüldüğü noktaya birisi dikkat etmiş olmalıdır. Bu son görülme noktasına bağlı olarak, aranılacak bölgeyi ayırın.

Yardım çağırmak amacıyla bölgeden AYRILMAYIN. Bu, çığ kurtarmasının hayati bir kuralıdır; yardım için kimse uzaklaşmamalıdır. ORADA KALIP ARAMALISINIZ. Çığ altındaki kişinin hayatı kesinlikle yerinin hızla bulunmasına bağlıdır. İlk 15 dakika içinde bu­lunan birisinin yaşama şansı kabaca % 90’dır. Bu süreden sonra oran hızla düşer. Kazazede bulunup çığ altından çıkarılınca veya arama çabalarının tümü sonuçsuz kalınca birisini yardım çağırmak için yollayabilirsiniz.

Düzgün ve sistematik bir kurtarma çabası için bir arama lideri seçin. Arama ekibinin de güvenliği gözetilmelidir. Bu alanda olabilecek diğer çığ olasılıklarını değerlendirin, arama bölgesine güvenli bir yaklaşım bulun ve bir diğer çığ olması halinde bir kaçış yeri belirleyin.

Elektronik Cihazlar İle Arama Yapmak

Çığ arama cihazı olarak bilinen elektronik alet, çığ altında kalan kişiyi bulmakta kullanılan temel alettir. Cihaz, işaret alacak veya verecek konuma ayarlanabilir. Kurtarma, ekip üyelerinin her biri tarafından taşınan ve tüm tırmanış boyunca işaret verecek şekilde açık tutulan bu cihazlara bağlıdır. Bir kar mağarası veya çığa açık bir alanda geceyi geçirirken bile, cihaz işaret verecek şekilde gece boyu açık bırakılmalıdır. Çığ arama cihazlarının nasıl kullanılması gerektiğini tüm ekip üyeleri doğru olarak bilmelidir. Bu beceri sık sık pratik yapmakla geliştirebilir.

Ekip, her günün başlangıcında ve tırma­nışa geçerken tüm cihazların doğru olarak işaret verip aldığım kontrol etmelidir. Taze bataryalar ortalama 300 saat kullanılabilse de, herhangi bir cihazın pilinin zayıflaması ihti­maline karşın yedek batarya taşımak iyi bir fikirdir.

Arayıcılar çığ altında kalan kişiden işaret alabilmek amacıyla, cihazlarını alıcı konumu­na getirirler. Her arayıcının alıcı konumda ol­ması hayati önem taşır; arayıcılardan birisinin bile cihazını verici konumda bırakması halin­de, bu yanlış işaretin şaşırtacağı diğer arayıcı­ların değerli vakitleri kaybolacaktır.

Bir kurtarmacı, kazazedenin kar altında yattığı yeri 5 dakikadan kısa sürede bulabilmelidir. Adı “çığ vericisi” olarak da bilinen elektronik cihazların kullanımına hakim ol­mak, kurtarmacıların kazazede havasızlıktan ölmeden önce onu bulabilmeleri açısından önemlidir.

Günümüzde çığ arama cihazlarının uluslararası frekans standardı 457 kilohertzdir. 2275 hertz ile işleyen cihazlar eskidir ve kullanılmamalıdır. Bazı kurtarma ekiplerince bu her iki frekansa da ayarlı çalışabilen cihazlar kullanılsa da, arazide gezenler ve tırmanıcı­ların kullanacağı özel cihazlar 457 kilohertz standardında olmalıdır. Yeni, standart arama cihazları daha geniş menzillidir.

Bir tırmanıcı, çığ arama cihazını genelde boynuna asıp çığda kaybetmemek için ceketi­nin içinde taşır. Cihaz çantada taşınmamalıdır. Kurtarma olacağında cihaz ortaya çıkarılır ve arayan kişi kulaklıklarla bip sinyallerini dinler.

Bazı cihazlarda ağızlık ve arayıcıyı yönlendirecek optik kadranlar mevcuttur.

Çığ Arama Cihazıyla Aramanın Üç Safhası

Bir çığ kurbanını arama cihazıyla bulmaya çalışmak üç safhada gelişir: kaba arama, hassas arama ve nokta tespiti. Kaba arama ve nokta tespiti gridleme yöntemi veya nişanlanma yöntemi olarak bilinen geleneksel bir tekniğe dayanır. Ancak hassas arama safhasında daha yeni bir yöntem olan teğet yöntemi kullanılmaktadır. Eğitimli kişilerce kullanılırsa, bu yöntem % 50’ye kadar varan zaman kazancı sağlanmaktadır. Tarama veya gridleme olarak bilinen yöntemin iyi bilinmesi şarttır. Ancak tırmanıcıların teğet yöntemini de bilmeleri, hassas arama safhası sırasında hayati olan zamanın kazanılması açısından önemlidir.

Kaba Arama

Kaba arama safhası, kurtarmacıların kar yüzeyini hızla gözden geçirip, kısmi olarak gömül­müş bir kişi, bulunabilecek malzeme veya bir kaya veya bir ağaca takılıp kalmış olabilecek kazazedeyi aramalarıyla başlar. Herhangi bir kanıt olan yerler, sonraki safhalara yardım için işaretlenir ve kazazedenin takılabileceği olası yerler aranır. Kayıp kişi, bu ilk yapılan hızlı ve acil aramada bile bulunabilir.

Daha sonra hızla aletli aramaya geçilir. Her çığ arama cihazının ses ayarı sonuna ka­dar açılır. Aralarında 18-20 metreden fazla mesafe olmayacak şekilde, kurtarmacılar belli bir tarzda yan yana dizilir ve bu şekilde arama bölgesini tararlar. Arama yaparken yamaç aşa­ğı doğru çalışmak daha kolay olacaktır. Hızlı ama etkin çalışılmalıdır. Kayıp kişiyi en hızlı ve etkin tarzda bulmak amacıyla şok ve endişe duygularını bilinçli olarak denetim altına almanız gerekecektir.

Çığ arama cihazlarında yöne göre farklı özellikler sergileyen bir anten türü kullanıl­dığı için, cihazın tutulduğu tarza göre farklı, zayıf ya da kuvvetli işaretler alınabilir, tabii ki kazazedenin cihazının verici konumu da önemlidir. Bunun için de arayıcının cihazı­nı sağa, sola, ileri, geri hareket ettirerek en güçlü işaret konumunu bulmayı denemesi önemlidir. Bir işaret alındığında, kurtarmacılardan bir veya ikisi hassas arama yöntemiyle sesi izlemeye başlarken, diğer kurtarmacılar kazazedeyi kazarak çıkartmaya hazırlanırlar (birden fazla kazazede varsa, kurtarmacıların geri kalanları kaba aramayı sürdürürler. Bulunan her kazazedenin cihazı kapatılır. Böylece aramaya devam edenler bulunan kişiden işaret almazlar).

Youtube Kanalı

Malzeme İnceleme

Reklam

Pin It on Pinterest

Shares