Hızlı Kilo Verdirdiği Kanıtlanmış Şok Diyetler

Hızlı biçimde kilo vermeyi kim istemez? Bir an önce ideal kiloya kavuşma fikri kulağa oldukça cazip gelse de, şok diyetler her sıkıştığınızda kafanıza göre başvurabileceğiniz çareler değildir. İlk değerlendirmeniz gereken husus, fazla kilolarınızın sağlığınız açısından tehdit oluşturacak boyutta olup olmadığıdır.

İsveç diyeti yaptığım macerayı paylaştıktan sonra, dağların gizemli adamı portresi çizmek istediğim bu sitede, bir anda kadınların Güzin ablası oluverdim. Paylaştığım yazıya dört binin üzerinde yorum geldi. Dolayısıyla, bu işe kalkışan kadınların profili hakkında fikir yürütebilecek kadar bilgi sahibi oldum. Bir kesim var, morbid obez olmuş, yıllarca çeşitli teşebbüslerde bulunmuş, ancak sonuç alamamış. Bunların hem sağlık hem de motivasyon için hızlı biçimde kilo kaybetmeye ihtiyaçları var.

Sevgili hanımlar, biz, erkekler 3-5 kilonun peşinde değiliz. Bir çoğumuzun beklentisi yalnızca soluk alıp vermeniz. Kilolarınızdan kurtulun, ancak bunu bizim için değil, kendiniz için yapın. Zayıflarken sağlıklı biçimde sürdürebileceğiniz, kalıcı netice alabileceğiniz bir yöntem tercih edin. Yani, 3-5 kilonun derdindeyseniz, şok diyet yerine, yürüyüş, bisiklet gibi sporlar yapmayı deneyin.

Bir de yazın mayo giyeceği için ayva göbek eritmek isteyen, bilmem kimin nişanında giyeceği abiye kıyafetin içinde prenses olacağı hayaliyle, 3-5 kilodan kurtulmak isteyen bir çoğunluk var. 3-4 hafta yediklerine dikkat edip, günde 4-5 kilometre yürüseler olay bitecek, ancak düşmüşler şok diyetlerin peşine.

Şok diyet nedir?

Kısa bir süre içinde kilo vermeyi vadeden, genellikle aşırı kilolu insanlara ameliyat öncesi uygulanan bir hızlı zayıflama yöntemidir. Aslına bakarsanız, yurt dışında “şok diyet” diye bir tabir yok. Bu tip perhizlere “pre-surgery weight loss diet”, yani “ameliyat öncesi kilo kaybı diyeti” diyorlar. Bu diyetler bizzat doktorlar, ameliyatı yapacak cerrah tarafından öneriliyor. Diyet, ameliyatın hemen ardından sona erdirilmiyor. Ameliyat sonrası diyeti şeklinde bir aşaması daha var.

Ameliyat öncesi diyetle, bizdeki tabiriyle şok diyetle amaçlananlar şunlar:

  • Karaciğerdeki yağlanmayı azaltmak (ameliyat esnasında ve sonrasında meydana gelebilecek komplikasyonlar için),
  • Vücudunuzu ameliyata hazırlamak,
  • Hastayı ameliyat sonrasında günlük hayata daha hızlı döndürmek,
  • Hastayı ameliyat sonrası diyetine zihnen hazırlamak.

Bu tip diyetlerin ortak özelliği, protein açısından yüksek, ancak kalori, yağ ve karbonhidrat, özellikle rafine şeker ve doymuş yağ bakımından düşük olmasıdır. Şok diyetler genellikle günlük 800 ila 1200 kalori arasında değişir ve her gün yaklaşık 70 ila 120 gram protein içerir. Vücudunuzu iyileşme ve sağlık için gerekli besinlerle desteklemek için, vitamin takviyeleri başlatmanız da tavsiye edilebilir.

Buraya kadar işin bilimsel yönünü kısaca anlattım. Bundan sonrası, popüler kültürün eseri olan, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, aç kalarak kilo vermek dışında hiçbir mucizesi bulunmayan uydurma diyetler. Merak etmeyin, yazının devamında işe yaradığı kanıtlanmış, kısa sürede sonuç almanıza yarayacak önerileri de paylaşacağım.

Yurt dışında, bizde bilinen anlamıyla uygulanan şok diyetlere “Crash Diet” adını veriyorlar. Bunlar arasında en popüler olanları, uygulanma biçimleriyle paylaşayım.

En popüler şok diyetler

Hakkında herhangi bir bilimsel çalışma yapılmamış, sizin-benim gibi insanlar tarafından uydurulmuş diyetleri araştırdım. Sağlıklı olup olmadıkları konusunda bir yorum yapmıyorum, ancak aralarında uzun yıllardır, 1940’lardan beri popüleritesini sürdürmüş olanlar var. Aslında olay basit, fındık kadar miktarı koyuyorlar önünüze, bir de isim veriyorlar, oluyor size diyet.

Beverly Hills Diyeti

35 gün süren, ağırlıklı olarak meyve tüketilen, ilerleyen günlerde, azar miktarlarda olmakla beraber, bazen salata ve birkaç güne serpiştirilmiş sandviç ve et içeren çok düşük kalorili bir diyet. Bu diyeti çocukluğundan beri kilo problemiyle uğraşan Judy Mazel isimli Amerikalı bir abla icat etmiş. Kendi icat ettiği bu program sayesinde 82 kilodan 49 kiloya düşen Mazel’in hikayesi kulaktan kulağa yayılmış ve Beverly Hills diyeti bir anda popüler olmuş.

Judy Mazel
Judy Mazel

Diyeti baştan aşağı inceledim. Papaya, ananas, mango, avokado gibi egzotik meyvelerin yanı sıra, karides, biftek, tavuk veya hindi, lapa pirinç ve sandviç gibi envai türlü gıdaya yer verilmiş. Listede, kuru erik, kayısı, muz, greyfurt gibi kolaylıkla bulabileceğiniz meyveler de var. 35 gün boyunca, 2 günle sınırlı olmak kaydıyla, bu günlerde istediğinizi yemekte serbestsiniz. İşkembeden sallanarak oluşturulmuş bu liste Judy Mazel’i dolar milyoneri yapmış, ancak Mazel 63 yaşında, damar tıkanıklığına bağlı gelişen bir hastalıktan ötürü hayata gözlerini yummuş.

Bu diyet benim aklıma yatmadı. Hadi bir de puan vereyim. 5 üzerinden 1.

Lahana çorbası diyeti

Bu diyet, bir dönem çılgınlık derecesinde popüler olmuş, doktorlar tarafından ağır biçimde eleştirilmiş, 1 hafta boyunca yalnızca suda haşlanmış lahana tüketilen, ortalama 4.5 kilogram kaybettiren bir şok diyet. Kutsal kalp diyeti, askeri lahana diyeti, Rus köylü diyeti olarak da biliniyor.

Kapuskalık lahanayı parçalara ayırıyor (rahat çiğnemek için küçük parçalara ayırmak öneriliyor), bildiğiniz duru suda haşlayıp, bir hafta boyunca yalnızca bununla besleniyorsunuz. Lahana ödem sökücü bir sebze. Bir hafta boyunca, neredeyse günde 20-40 kalorilik bu gıdayla beslenince (buna beslenmek denmez aslında), 4 ile 8 kilo arasında ağırlık kaybediyorsunuz.

lahana çorbası diyeti

Duru suda haşlanmış lahana kadar kötü bir kokusu ve tadı olan başka bir sebze bilmiyorum. Başkaları da benimle aynı fikirde olsa gerek, bu karışımı “yenilebilir” hale getirmek için çeşitli baharatlardan (tuz hariç), az miktarda havuç, maydonoz ve soğan gibi sebzelerden de faydalanmışlar.

“Giden yağ değildir, sudur.” olayına girmiyorum. 1 haftanın sonunda toplamda 6 kilo kaybınız olduğunu varsayarsak, bunun teorik olarak 2 kilo kadarı yağ ve kastan oluşacak, 4 kilo kadar da ödemden (su) kurtulabileceğinizi söyleyebilirim.

Lahana çorbası diyetini tamamlamak için çelik gibi sağlam bir irade gerekiyor. Puanım 5 üzerinden 1.

Greyfurt diyeti

18 gün diyeti olarak da bilinen bu perhiz, Amerika’da 1930’lu yıllardan bu yana uygulanıyor. Yukarıdaki saçmalıklarla kıyaslandığında, aralarındaki en mantıklı ve görece olarak sağlıklısı bu diyet gibi görünüyor.

18 günlük şok diyet

18 gün boyunca aşağıdaki şekilde besleniyorsunuz:

Kahvaltı

  • Yarım greyfurt
  • 2 yumurta
  • 100 gram hindi füme

Öğlen

  • Yarım greyfurt
  • Salata
  • 200 gram biftek (tavuk veya hindi göğüs de olabilir)

Akşam

  • Yarım greyfurt
  • 200 gram biftek (tavuk veya hindi göğüs de olabilir)
  • Tek bir sebze (domates, bir parça karnıbahar veya brokoli de olabilir)

Atıştırmalık

  • 1 bardak domates suyu veya yağsız süt

İsveç diyetine oldukça benzeyen, belki de esin kaynağı olan bu diyet, düşük karbonhidrat-yüksek protein içeren bir beslenme şekline sahip olup, günlük kalori alımını 400-500 kalori ile sınırlıyor.

Doktorlar tarafından eleştirilen greyfurt diyeti, kalsiyum, fosfor, demir gibi minerallerden yoksun olup, A vitamini bakımından da yetersiz bulunmuş. Puanım 5 üzerinden 3. Bu diyet neden kafama yattı? En azından tek tip gıda önerilmiyor. Biraz süründürse bile, öldürmüyor (mecazi anlamda kullandım).

Monotropik diyet

Mono diyet, tek çeşit gıda diyeti olarak da bilinen bu beslenme şekli, belirli bir süre boyunca (genellikle 2 ay) yalnızca tek bir çeşit gıda ile beslenmek suretiyle uygulanıyor. En yaygın olarak patates – günde 12 adet, süt – günde 6 litre, yumurta – günde 3 adet haşlanmış veya 2 ay boyunca yalnızca et tüketerek tatbik ediliyor. (her gün patates, süt, yumurta ve et birarada değil, bunlardan yalnızca biri 2 ay boyunca tüketiliyor). Çikolata, lor peyniri, buğday gibi malzemelerle de yapanlar var.

mono diyet

Bu seçeneklerden illa birini seçerek başla deseler, tercihim patates veya buğday olur. 2 ay boyunca her gün süt içmek aşırı miktarda kalsiyum yüklemesine neden olur ve böbrekleri yorar. Yumurta da aynı şekilde… Et ise, aşırı miktarda mineral ve kolesterol demek. Her üçünde de ilaç kalıntıları ve çeşitli yabancı maddeler bulunduğu göz önüne alındığında, patates veya buğday aralarında en masum seçenekler gibi görünüyor.

Oldukça sağlıksız bu plana 5 üzerinden 1 veriyorum.

Subway diyeti

Bunu uyduran kişi Jared Fogle isimli bir Amerikalı. Jared, “icat ettiği” bu diyet sayesinde sayısız Subway (Amerika’da bir sandviç restoran zinciri) reklamlarında yer almış, Men’s Health isimli aylık dergi tarafından “Stupid Diets … that Work!”, yani “işe yarayan aptalca diyetler” makalesinde bile yer bulmuş bir isim.

Jared Fogle
Jared Fogle eski pantolonunu gösteriyor.

Jared Fogle, 193 kilogram ağırlığa ulaşınca, yalnızca Subway sandviçleriyle karnını doyurduğu bir beslenme şekli benimser. Nispeten düşük kalorili, mayonez gibi yüksek kalorili lezzetlendiricleri içermeyen sandviçler yiyerek toplamda 111 kilogram kaybeder. Bu durum sürekli gittiği Subway şubesinin ilgisini çekince, kendini bir anda Subway’in reklam yüzü olarak bulur.

Jared, Subway diyeti süresince yürüyüş yapmayı da ihmal etmez. Toplamda 300’ün üzerinde reklamda oynayan Jared, zayıflamanın yanı sıra, milyoner de olur. Fakat, başı çocuk tacizi gibi çok ciddi suçlamalarla derde girer ve hapsi boylar.

Subway diyetinde sandviçlerin yanı sıra, haşlanmış patates, salata ve çeşitli içecekler de dahil edilmiş. Belli bir sandviç önerisi yok, ancak günlük kalori alımı 1500 kalori ile sınırlanmış. Kilolu olduğu dönemde günlük ortalama 10000 kalorilik gıda tüketen Jared, bu diyetle beraber her gün, hiç aksatmadan, 5 kilometreyi hızlı adımlarla yürümüş (yaklaşık 1-1,5 saat).

Subway veggie delight sandviç
Subway Veggie Delight sandviç

Bir fast food restoranında hazırlanmış bu besinler sağlıksız gibi görünse de, yukarıdaki seçenekler arasında en sağlıklısının bu diyet olduğunu söyleyebilirim. 

Bu diyeti daha geniş çaplı araştırıp, sandviç içindeki salam gibi endüstriyel işlemlerden geçmiş gıdaları sağlıklı alternatifleri ile değiştirip kendim de uygulamayı düşünüyorum. Protein var, karbonhidrat var, çeşitli sebzeler ve yağ mevcut. İyi düşünülmüş, sürdürülebilir bir spor planıyla desteklenirse, harika bir diyete dönüşebilir! Diyet puanım 5 üzerinden 4.

İsveç diyeti

Kimin tarafından icat edildiği kesin olarak bilinmese de, çeşitli üniversitelerin ve sağlık kuruluşlarının web sitelerinde “13 günlük metabolik diyet” olarak yer bulmuştur. Fakat, hakkında yapılmış herhangi bir klinik araştırma bulunmamaktadır. Genellikle, yazının başında da bahsettiğim gibi, obez insanlara ameliyat öncesi hızlı kilo verdirmek için uygulanır. “İsveç” ile yakından uzaktan alakası bulunmayan bu diyet, başlangıç kilonuza bağlı olarak (ne kadar yüksek kiloyla başlarsanız, miktar o kadar artar), 13 gün sonunda 4 ila 13 kilo arasında hafiflemenizi sağlayabilir.

isveç diyeti

Ağırlıklı olarak protein içeren bu diyeti kendi üstümde de tatbik ettiğim için, “süründürmediğini” söyleyebilirim. Hazırlanması oldukça pratik, yalnızca 13 gün dişinizi sıkarak sonuç elde edebileceğiniz İsveç diyeti listesine bir bakın.

Bilimsel dayanağa sahip daha geniş zamana yayılmış şok diyetler

Bilimsel dayanaktan kasıt, büyük çoğunlukla alanında uzman doktorlar tarafından icat edilmiş ve hakkında çeşitli araştırmalar yapılmış diyetlerdir. Aslına bakarsanız, bunlar da bir nevi şok diyet sayılabilir, ancak biraz daha uzun vadede (2-6 ay) sonuç elde etmek üzerine kurgulanmışlar. Zaten nispeten sağlıklı olan, tavsiye edilen yöntem de budur. Bunlar arasında en popüler olanları şunlar:

Atkins diyeti

Atkins diyeti, dünyadaki en ünlü düşük karbonhidratlı zayıflama diyetidir. 1970’lerin başında kardiyolog Robert Atkins tarafından yaratılan Atkins diyeti, açlık olmadan hızlı kilo kaybı sağladığını iddia ediyor.

Sınırsız miktarda protein ve yağa izin verirken, karbonhidratı günde 20 gramla sınırlayan ilk iki haftalık alıştırma aşaması da dahil olmak üzere, toplam dört aşamadan oluşur.

Bu aşamada vücudunuz yağı keton adı verilen bileşiklere dönüştürmeye başlar ve bunları ana enerji kaynağı olarak kullanmaya başlar. Bundan sonra, Atkins diyeti takipçilerinden, kilo vermek ve kaybı sürdürmek için “kritik karbonhidrat seviyelerini” belirlemek için karbonhidratlarını 5 gramlık artışlarla yavaş yavaş geri eklemelerini ister.

Atkins diyeti

Atkins diyetini diğer diyetlerle karşılaştıran çalışmalar, en azından kilo kaybı için etkili ve sıklıkla daha etkili olduğunu göstermiştir. Kaynak 1, Kaynak 2, Kaynak 3

Atkins diyeti, karbonhidratı kısıtlayan ve kişisel toleransa göre yavaş yavaş geri ekleyen yüksek proteinli, yüksek yağlı bir diyettir. Araştırmalar, kilo vermenin en etkili yollarından biri olduğunu göstermiştir.

South Beach diyeti

Dr. Atkins gibi, Dr. Arthur Agatston da hastalarının aç kalmadan sürdürülebilir bir şekilde kilo vermelerine yardımcı olmak isteyen bir kardiyologdu. Atkins diyetinin bazı yönlerini beğendi, ancak sınırsız doymuş yağ kullanımının kalp hastalığı riskini artırabileceğinden endişeliydi. Bu nedenle, 1990’ların ortalarında, Güney Florida’da tıp uyguladığı bölgeden adını alan South Beach Diet adında, daha düşük karbonhidratlı, düşük yağlı, yüksek proteinli bir diyet yarattı.

Diyetin birinci aşaması karbonhidrat bakımından düşük ve yağ oranı çok düşük olmasına rağmen, diyet, ikinci ve üçüncü aşamalarda daha az kısıtlayıcı hale gelir, bu da protein alımını yüksek tutarken, tüm işlenmemiş gıda türlerinin sınırlı miktarlarına izin verir.

South Beach diyeti

Diyet, yüksek protein alımını teşvik eder, çünkü proteinin sindirim sırasında karbonhidrat veya yağdan daha fazla kalori yaktığı gösterilmiştir. Kaynak

Ek olarak protein, açlığı bastıran hormonların salınmasını uyarır ve saatlerce tok hissetmenize yardımcı olabilir. Kaynak 1, Kaynak 2

24 çalışmanın kapsamlı bir incelemesi, yüksek proteinli, düşük yağlı diyetlerin, düşük yağlı, standart proteinli diyetlere göre kilo, yağ ve trigliseritlerde daha fazla azalmaya ve kas kütlesinin daha iyi tutulmasına neden olduğunu buldu. Kaynak

South Beach Diyeti, kilo kaybı sağladığı ve kalp hastalığı risk faktörlerini azalttığı gösterilen yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı, düşük yağlı bir diyettir.

Paleo diyeti

Paleolitik diyetin kısaltması olan paleo diyeti, avcı-toplayıcıların binlerce yıl önceki beslenme şekillerine dayanmaktadır. Paleo, süt ürünleri, baklagiller ve tahıllar dahil birçok yiyeceği kısıtladığı için geçici bir diyet olarak sınıflandırılmıştır. Buna ek olarak, eleştirmenler, tarih öncesi atalarımızın yediği yiyecekleri yemenin pratik ve hatta mümkün olmadığını belirtir.

Bununla birlikte, Paleo diyeti, işlenmiş yiyecekleri ortadan kaldıran ve takipçilerini çok çeşitli bitki ve hayvansal yiyecekleri yemeye teşvik eden dengeli ve sağlıklı bir beslenme şeklidir.

Paleo diyeti

Araştırmalar, paleo diyetinin kilo vermenize ve daha sağlıklı olmanıza da yardımcı olabileceğini göstermektedir. Kaynak 1, Kaynak 2, Kaynak 3

Bir çalışmada, 70 obez yaşlı kadının bir kısmına Paleo, diğerlerine standart bir diyet uyguladı. Altı ay sonra, paleo grubu diğer gruba göre önemli ölçüde daha fazla kilo ve abdominal yağ kaybetti. Paleo uygulanan kadınların kanlarındaki trigliserit seviyelerinde daha büyük bir düşüş görüldü. Kaynak

Dahası, bu beslenme şekli, karın ve karaciğerinizde bulunan ve insülin direncini artıran ve hastalık riskini artıran özellikle tehlikeli yağ türü olan viseral yağ kaybını sağlayabilir.

Beş haftalık bir çalışmada, paleo diyeti uygulanan 10 obez yaşlı kadın 4,5 kg kaybetti ve karaciğer yağında ortalama olarak % 49 azalma oldu. Ek olarak, kadınlar tansiyon, insülin, kan şekeri ve kolesterolde düşüşler yaşadı. Kaynak

Özet olarak, Paleo diyeti, bütün, işlenmemiş gıdalara odaklanan atadan kalma yeme ilkelerine dayanmaktadır. Araştırmalar, kilo vermenize ve genel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Dukan diyeti

Dukan Diyetinin ilk aşamalarına bakıldığında, neden genellikle geçici bir diyet olarak sınıflandırıldığını görmek kolaydır. Fransız doktor Pierre Dukan tarafından 1970’lerde geliştirilen Dukan Diyeti dört aşamadan oluşuyor.

Neredeyse tamamen yağsız proteinli gıdalardan oluşan saldırı aşaması ile başlar. Çok yüksek protein alımının mantığı, metabolizmayı hızlandırması ve iştahı önemli ölçüde azaltması sonucunda hızlı kilo kaybına yol açmasıdır.

Dukan diyeti

Stabilizasyon aşamasına kadar, her aşamada başka yiyecekler eklenir, burada hiçbir yiyecek kesinlikle yasaklanmaz, ancak yüksek proteinli yiyecekler ve sebzeler tüketilmesi teşvik edilir. Son aşama, haftada bir kez sadece atak aşaması yiyeceklerini yemenizi gerektirir.

Polonyalı araştırmacılar Dukan Diyetini 8-10 hafta boyunca uygulayan 51 kadının diyetlerini değerlendirdiler. Kadınlar günde yaklaşık 1.000 kalori alıp, 100 gram protein tüketirken, ortalama 15 kilo verdiler. Kaynak

Dukan Diyeti, neredeyse tamamı protein içeren bir diyetle başlar ve sonraki aşamalarında diğer yiyeceklere izin verir. Diğer yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı diyetler gibi, açlığı kontrol ederken hızlı kilo kaybını da teşvik edebilir.

5:2 diyeti

5:2 diyeti, bugüne kadar duyduğum en ilginç kilo verme yöntemlerinin başında geliyor. Haftanın 5 günü normal bir şekilde besleniyorsunuz. Kalan 2 günde ise kalori alımınızı 500-600 kalori ile sınırlıyorsunuz. Tabi burada 5 gün normal beslenmeyle kasıt “istediğini ye” şeklinde bir öneri değil, insan evladı gibi beslenmeniz, tuzu, yağı, karbonhidrat alımını azaltmanız gerekiyor.

Bu diyet hakkında ayrıntılı bir araştırma yapmadım. Hafta içi dikkat gerektiren bir işte çalışanlar, okuyanlar, spor yapanlar için harika bir alternatif olabilir. 5:2’yi araştıracağım.

Sonuç

Yazının başında da belirttiğim gibi, obez olmayan kişilere şok diyet önermiyorum. Önermiyorum diye vaz mı geçecekler? hayır, çünkü hızlı bir şekilde kilo vermek çok daha cazip geliyor. Zayıflamanın zor, emek isteyen bir yöntemi daha var, o da spor yapmak, ancak “yiyip içip 2-3 haftada kurtulayım” düşüncesi mantığın önüne geçiyor. Neyse, tıraşı keseyim.

Tek tip beslenme şekline dayalı olan hiçbir programı önermiyorum. Sinirleriniz bozulur, uyku düzeniniz şaşar, büyük olasılıkla üçüncü gün pes edip vazgeçersiniz. Karbonhidrat fakiri, ancak protein ve yeşilik açısından zengin olan bir programı araştırın, malzemeleri kolaylıkla tedarik edip edemeyeceğinize bakın, hazırlaması da kolaysa, hesap yapmayı bırakıp balıklama dalın.


Paylaş:

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

“Hızlı Kilo Verdirdiği Kanıtlanmış Şok Diyetler” üzerine 3 yorum

  1. Bir tane Türk menşeli şok diyet olmalı yeter artık her şeyi yurt dışından kopyalıyoruz ve buna çok üzülüyorum.

    Cevapla
  2. Sonuna kadar okudum, çok sürükleyici yazmışsınız 🙂 Dukan diyeti kafama yattı, müsait olduğunuzda araştırır, bu diyet hakkında da bir yazı yazarsanız sevinirim. Takipteyim 🙂

    Cevapla

Yorum yapın