Likya Yolunun En Zor Parkurları

Likya yolu genel olarak denize paralel ilerleyen bir yürüyüş yoludur. Ancak bölgenin dağlık yapısı ve özellikle de Antalya’nın batısında yer alan Beydağlarının etkisiyle, neredeyse tamamı inişli çıkışlı parkurlardan oluşur. Bir önceki yazıda Likya yolunun en güzel manzaralı parkurlarını derlemiştim. Bugünkü yazıda en zor parkurlardan bahsedeceğim.

1

Fethiye’den Antalya’ya, yaklaşık 500 kilometre uzunluğundaki Likya yolunda her çeşit zorlukta parkurlar bulunur. Bunların bazıları oldukça kolay, bazıları biraz terleten, az bir kısmı da kamp yükünüzü sırtınızda taşıdığınızda “ne işim var burada” dedirten cinsten zor etaplar içerir.

Bir Allahın kulu zor parkurlar hakkında tek satır yazmadığı için bu görev bana düştü 🙂

Demre (Myra Antik Kenti) – Finike

Yaklaşık 41 kilometre uzunluğundaki bu parkurda aşmanız gereken heybetli bir engel; Alaca Dağ bulunur. Myra Antik kentinden başladığınız yürüyüşte, parkurun 5nci kilometresinde ardınızda bırakacağınız seralardan itibaren yol gitgide dikleşir.

Alakilise Likya yolu
Kendinizi yorgun hissediyorsanız Alakilise civarında kamp kurabilirsiniz.

Deniz seviyesinde başladığınız yürüyüşte neredeyse 1800 metre irtifaya yükselmeniz gerekir. Parkurun en dik kısmı 825 metreki Alakilise’den 1620 metredeki Erenler mevkine yürüdüğünüz 4 kilometrelik bölümdür.

Yatık Ardıç yaylası
Kamp kurabileceğiniz bir başka nokta Yatık Ardıç Yaylası. 1700 metrelerde yer alan bu yayla geceleri serin olur.

Bu parkura Finike’den başlamanız durumunda gene aynı irtifaya ulaşacaksınız. Ancak parkurun en yüksek noktasına kadar olan mesafe ile Finike’nin arasındaki mesafe daha uzun olduğu için, Finike’den başlamanın daha az yoracağını söylemek mümkün.

su tedariki
Bölgede su kuyuları bulunmasına karşın, bu kuyularda temiz, içilebilir su bulmak oldukça güçtür.

Parkur hakkındaki öneriler

Ben bu parkuru hem Finike’den, hem de Demre’den başlayarak birkaç kez yürüdüm. Demre’den başladığınızda kırıcı (taşlık ve çarşak) ve dik bölümleri tırmanacağınızı bilmenizi istiyorum. Finike’den başlarsanız parkurun tırmandığınız bölümleri daha düzgün. Tercih sizin.

Bu parkurun en büyük sıkıntısı su. Bölgede su kuyuları var, ancak içlerindeki su hiç de içilebilecek, hatta yemek dahi pişirilebilecek kalitede değil. Bu ne demek oluyor? 41 kilometre, 2 günlük bu parkur için yanınızda bolca su taşımalısınız. Su ne demek? Ağırlık 🙂 Kelle başı en az 6 litre, eğer sıcak havalarda gidiyorsanız 8 litre su almadan adımınızı dahi atmayın.

Bu parkuru zor yapan sırtınızda taşıdığınız yük. Eğer kamp yükünüz konusunda titiz değilseniz, ağır yükle yola çıkacaksanız, buna 6-8 kg. su ekleyeceğinizi unutmayın.

“Likya yolunda yanıma aldığım gereksiz malzemeler” videosunu ekliyorum. Siz de gereksiz malzemelerinizi azaltıp bu yolu hafif yürüyün.

Göynük – Hisarçandır

Hisarçandır’a giden parkur neyse ki yukarıdaki parkura kıyasla daha kolay. Ancak gene deniz seviyesinden başlayıp, neredeyse 1500 metre irtifaya çıkmanızı gerektiriyor. Parkurun Demre – Finike etabına kıyasla avantajı su kaynakları bakımından daha zengin olması. Bu yüzden daha az yükle tırmanış yapabilirsiniz.

Likya yolu

1470 metrede yer alan Elmayanı yaylasında “rica karşılığında” yaylacılardan gıda takviyesi yapabilir, yürüyüşten bir şekilde vazgeçmeniz durumunda otostop çekip bölgeden uzaklaşabilirsiniz.

Bu parkurun en dik bölümü 1050 metre irtifadan 1350 metre irtifadaki Dayısı geçidine aniden yükseldiğiniz 1 kilometrelik kısım. Bu bölümü arkanızda bıraktığınızda, kendinizi yürüyüşün zor kısımlarını atlatmış sayabilirsiniz.

Likya yolu göynük hisarçandır

Parkur hakkındaki öneriler

Parkuru bir günde tamamlamaya kastırmayın. Elmayanı yaylasında kamp kurup, kalan 8 kilometreyi sabah erken kalkarak 2 saatte tamamlayabilirsiniz (toprak yoldur). Hisarçandır’da gıda takviyesi yapabileceğiniz için yanınıza çok fazla gıda alıp kamp yükünüzü ağır tutmayın. Sizi tek gece idare edecek kadar kuru gıdalar tercih edin.

Likya yolu

Her ne kadar su konusunda rahat bir parkur olduğunu ifade etsem de, mevsimsel olarak su sıkıntısı çekebileceğinizi unutmayın. Yanınızda kişi başı en az 3’er litre su bulundurun.

Beycik – Tahtalı – Yayla Kuzdere

Yaklaşık 1000 metre yükselmeniz gereken bir başka parkur. 840 metre irtifada başladığınız bu yürüyüşte 1200 metre – 1800 metre arasındaki 3 kilometrelik bölüm illallah ettiriyor 🙂 Neyse ki bu zorluğun karşılığını alabileceğiniz harika bir manzara ve atmosfer sizi bekliyor.

Aslında bu parkuru buraya koyup koymama noktasında tereddüt ettim. Yukarıda da ifade ettiğim gibi, harika manzara zorlu çıkışın karşılığını kesinlikle veriyor. 14 kilometrelik bu yolu yürüdüğünüze pişman olmayacaksınız. Ancak kamp yükünüzü titizlikle seçin. Kuru gıdalar taşımaya özen gösterin.

Likya yolu Göynük Hisarçandır arası
Zor fakat harika manzara buna değiyor.

Bahar aylarında su sıkıntısı çekilmeyen bu parkurda, sonbahar aylarında tedarikli olmanız gerekebilir. Mevsimden bağımsız, yola en az 3 litre su ile çıkmakta yarar var. Erken bahar aylarında karla karşılaşacağınızı unutmayın. Tehlikeli bir durum oluşacağını sanmıyorum, ancak kışlık tulum, tozluk ve su geçirmez bot şart.

Likya yolu zor parkur
Fotoğraf çekmek için sıklıkla duracağınız bir parkur.

Adrasan – Olimpos (Musa Dağı) – Çıralı

Musa dağında kamp

Musa dağını buraya mutlaka eklemem gerektiğiyle alakalı mesajlar aldım. Ekleyelim öyleyse. Ancak “çok zor” olarak nitelendirebileceğim bir parkur olmadığını hatırlatayım. Sadece “yorucu” o kadar.

Musa dağı Adrasan – Olimpos – Çıralı parkurunda aşmanız gereken heybetli bir engeldir. Manzara bakımından, seyir imkanlarının büyük bölümünde kısıtlı olduğu bu parkuru Adrasan yönünden Olimpos’a doğru yürümenizi öneririm. Olimpos’tan Adrasan yönüne yürümeniz halinde, kamp yüküyle beraber yürüyüşe illallah ettirecek diklikte, deniz seviyesinden yaklaşık 720 metre irtifa kazanacağınız bir bölüm aşmanız gerekiyor. Adrasan’dan yürüyünce de aynı irtifaya çıkıyorsunuz, ancak hem irtifa kazandığınız patikalar daha düzgün, hem de irtifayı daha geniş aralıkta yükselerek kat ediyorsunuz.

Musa dağı adrasan
Musa dağının tepesinde çok güzel kamp alanları var.

Musa dağının en güzel bölümü 720 metre irtifaya yükseldiğiniz yemyeşil alandır.Burası hem manzara, hem de konaklama imkanı açısından bir çoğunuzu tatmin edecek kadar güzeldir. Dilerseniz Olimpos’ta veya Çıralı’da kamp yeri derdine düşeceğinize burada kamp kurup, ertesi gün 2-3 saatte Olimpos’a alçalabilirsiniz.

Not: Yürüdüğünüz grupta sızlanan varsa, çantalarınızı Adrasan’da doldurun bir taksiye, sızlanan kişiyle beraber Olimpos’a gönderin. Bu şekilde parkuru daha hızlı tamamlayabilirsiniz.

Sonuç

Başka zor parkur yok mu? Var tabi. Ancak “en zor” olarak nitelendirilebilecek parkurlar bunlar.

Mesela Kalkan – Kaş arası 19 kilometrelik Gökçeören – Çukurbağ parkuru, Kalkan’dan Bezirgan’a çıkış, Gelidonya Feneri – Adrasan arasındaki tek damla su bulunmayan parkur, Adrasan – Olimpos arasında Musa Dağı’nı aştığınız parkur (yukarıya ekledim), Çıralı – Beycik arası ve Çitdibi – Geyikbayırı arasındaki parkurlar hiç de kolay sayılmaz.

Size şunu önerebilirim; doğudaki parkurları Antalya’dan başlayarak yürüyebilirsiniz. Böylece Geyikbayırı – Göynük arasındaki 50 kilometrelik mesafede daha çok iniş yapmış olursunuz. Yukarıdaki Demre – Finike etabını da tersten yürüyerek biraz daha kolaylaştırabilirsiniz.

Mevsimsel olarak bazı zorluklar da mevcut. Şubat ve Mart aylarında 1500 metrenin üstündeki geçişlerde çok büyük olasılıkla karla karşılaşacaksınız. Dere geçişlerinde debisi yüksek sulardan geçmek durumunda kalacaksınız. Mayıs ve Eylül aylarında sıcak büyük problem olacak (Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yürümeyi aklınızdan dahi geçirmeyin). Ekim ve Kasım aylarında ise su kaynakları yüksek olasılıkla kurumuş olacak ve bu da daha çok su taşımanız anlamına gelecektir.

Bunlar da ilginizi çekebilir

1
Kim Ne Demiş?

Nuri

Öncelikle, 1 yıldır hazırlandığım yürüyüş planımda sitedeki her türlü bilgiden çok yararlandım, teşekkür etmek isterim.
20-24 Nisan 2019 arası Fethiye-Gelemiş-Kalkan arasını yürüdük. Günübirlikler dışında ilk deneyimimizdi. Tüm özenimize rağmen ayaklarımızda sorunlar başladı, zorlamadık ve Kalkan’da bıraktık.
Ovacık-Kabak arası keyifliydi, pek zorlanmadık. Kabak-Alınca çıkışı yorucuydu; öğlen vakti Alınca’ya varınca Gey köyüne kadar yürüyelim dedik. Alınca’dan sonra sağ taraftaki alternatif rotayı takip ettik. Bu rota, Gavuraığılı inişi gibi zorlu ve korkutucu uçurumların olduğu bir rota ve dikkatli olmak lazım. Açıkçası tüm yol boyunca en korkutuğum yol burasıydı.
Gey e vardımızda bitmiş haldeydik. Arada uygun bir yerde kamp kurmak daha mantıklı olabilirdi.
Zorluklar ve yorgunluk bir yana çok keyifli bir yürüyüştü.