Likya Yolu rehbersiz tek başına yürünür mü?

Uzun lafın kısası, Likya yolu tek başına, rehber olmadan cayır cayır yürünür. Bırakın rehberi, huysuz ve uyumsuz bir arkadaşla bile burnunuzdan gelecek bu yolu tanımadığınız bir sürü insanla bir arada yürümekten kaçınmanızı öneririm. Rehberle demeyelim de, iyi bir organizasyonla bu yolu yürümenin elbette bazı avantajları vardır. Aşağıda bunlardan da bahsedeceğim.

Bir önceki yazıda, Likya yoluna Patagonya muamelesi yapmamanızı önermiştim. Patagonya gibi kervan geçmez, en yakın yerleşim yerine yüzlerce kilometre uzakta yürüdüğünüz bir parkurdan bahsetmiyoruz. Likya yolunun hemen her etabında bir çok yerleşim yeri, bakkal/market, konaklama yapabileceğiniz işletmeler, acil durumlarda yönelebileceğiniz kara yolları mevcuttur.

En ıssız olarak nitelendirilebilecek birkaç parkur çevresinde dahi köyler, seralar, yaylacılar, günübirlik gezmeye gelenlerle doludur. Üstelik kış aylarında dahi bu yolda yürüyen yerli ve yabancı gezginlere rastlanır. Kumluova ve Kumluca’da birkaç istisna dışında (seracılık için bölgeye yerleşmiş yabancılar), bölgenin yerlisi yürüyüşçülere alışık ve yardımsever insanlardır.

Tüm bunların haricinde, yolun %70’lik kısmı (elbette kafadan atıyorum) cep telefonu kapsama alanındadır.

Likya Yolu Yürüyüş turları

Eğer kamp yüküyle dolu sırt çantanızı kamp noktasına araçla taşıyan bir turdan bahsediyorsak, bunun avantajı yadsınamaz. Likya yolunu kuş gibi hafif, içinde atıştırmalıklar ve su olan ufak bir çantayla tamamlayabilirsiniz. Kamp yerine ulaştığınızda genellikle akşam yemeğiniz hazır biçimde sizi bekler. Sabah uyandığınızda önceden hazırlanmış kahvaltınızı yapar, güle oynaya yürüyüşe koyulursunuz. Ancak bu tip turların oldukça pahalı olduğunu hatırlatmalıyım.

Likya Yolu Rehberi

Katılacağınız turda yalnızca rehber desteği veriliyorsa, yani “biri” sizi arkasına katıp koyun sürüsü gibi yürütecekse, üstelik bir de bunun için para ödeyecekseniz “durun” derim. Unutmayın, Patagonya’da yürümüyorsunuz. Türkiye’nin en popüler tatil merkezlerinin (Fethiye – Antalya) arasını sahile paralel yürüyeceksiniz o kadar. Yolunuzun üzerinde sayısız işletme, yürüyüşçü, turist ve bölgenin insanlarına rastlayacaksınız. Eğer yoğun sezonda (Nisan, Mayıs – Eylül, Ekim) giderseniz sizin gibi yürüyüş yapan birçok insanla tanışacak, aralarında hoşlandığınız kafa dengi insanlarla ufak gruplar oluşturarak ilerleyeceksiniz.

Parkurların tamamında çok iyi işaretleme yapıldığını söylemek mümkün. 10-20-30-50 metre aralıklarla yapılmış işaretleri takip ederek, 500 küsür kilometreyi GPS yardımı almadan dahi tamamlayabilirsiniz.

Özet

Likya yolu hakkında bu kadar bilgi varken, yolun tamamı işaretlenmiş haldeyken, hatta yolun tamamının videoları mevcutken rehberlere ve organizasyonlara ödenen paralara acıyorum.

Yolu tek başına veya ufak bir grup halinde yürümeniz kişisel gelişiminize ve doğadaki becerilerinize katkıda bulunduğu gibi, güzelim yolları “dur, kalk, tek sıra” gibi komutlar alarak, aslında hiç de hoşlanmayacağınız insanlarla bir arada yürüme zulmünden de kurtaracaktır.

Cebinizde kalan parayla nitelikli kamp malzemelerine yatırım yapmanızı öneririm.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kim Ne Demiş?