Gürkan Genç: Bisiklet ile Dünya turu Röportajı

4

Bisikleti bir spor, hayat tarzı ve zevk olarak görenler Gürkan Genç’i bilir. Kendisini bisikletine ve gezmeye adamış birisi. Şu anda tek başına  bisikletiyle Dünya’yı pedallıyor. 34 yaşında ve turunu 7 senede bitirmeyi düşünüyor, bitirdiğinde ise 41 yaşında olacak. Bundan önce  2010 yılının Nisan ayında Samsun’dan bisikletiyle yola çıktı. Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan Çin, Moğolistan ve Güney Kore rotasını takip ederek Japonya’ya ulaştı. Dünya turu 84 ülke, 7 kıta içermektedir ve tahminen pedallayacağı kilometre 115.000 olacaktır. Dünya turu ile en ayrıntılı bilgi kendi sitesinde var. Hangi noktalardan geçeceği, hangi çöllerden, yükselikten geçeceği, buzul soğukluğundan tutunda  çöl sıcaklıklarını yaşayacağı en ayrıntılı şekilde yazıyor. http://www.gurkangenc.com/dunya-turu-yazi/bisikletle-dunya-turu/56

Turlarında genelde çadırında kalır, nadiren otelde kalır. Bir çok ülke görmüş, insan tanımış ve bir çok kültürle tanışmıştır. Kendisi yaşadığı tecrübeleri gerek fotoğrafla, gerek, video ile ve gerekse de yazıyla www.gurkangenc.com da ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Kendisi böyle büyük her yönden meşakkatli bir iş içindeyken biz de ona kayıtsız kalamazdık ve bir röportaj yapabilir miyiz diye sorduk, o da içtenlikle bize yapabileceğimizi söyledi ve internet üzerinden kendisi İsveç’deyken bu röportajı gerçekleştirdik. Bence yazdığım üzere ileride bu tip planları olanlar için gayet öğretici bir röportaj bir kaç kez okumakta fayda var.

Buzlu yollarda.
Buzlu yollarda.

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz, Gürkan Genç nasıl biridir,neler yapar,çıkmış olduğu Dünya turunu hangi imkanlarla gerçekleştirmektedir?

Gürkan Genç son 3 senedir dünyayı gezen 21nci yüzyıl yeni gezginlerinden biri.  Her çocuk gibi bende bisikletleri çok severdim fakat 15 yaşına geldiğimde bisiklet kullanmayı bırakıp sistemin içine dahil oldum. Dershaneler, üniversite sonrasında askerlik ve kariyer hayatı. 30 Yaşında bisikleti iş yerime gidip gelmek için tekrar kullanmaya başladığımda çocukluk hayalimi de hatırladım. “Büyüyünce bisikletle dünyayı gezeceğim” diyordum. Fakat unutmuştum. O sıralar bir restoran sahibiydim, tamda satış işlemlerini yapıyordum. İstediğim bisiklet turunu gerçekleştirebileceğin en uygun zamandı. Türkiye’den Japonya’ya bisikletle bir seyahat gerçekleştirdim. 1 sene kadar sürdü. Güney Kore’de “imkan ve olanaklarım olsaydı dünyayı gezerdim” demiştim hatta bu söylediklerimi video’ya da kaydettim. Japonya’dan Türkiye’ye döndüğümde iki seçeneğim vardı. Ya sisteme tekrar dahil olacaktım veya dünyayı gezmek için o imkan ve olanakları yaratacaktım. Şu anda bu yazıyı İsveç’den yazıyorum. Tam 1.5 sene uğraşıp o imkan ve olanakları yarattım ve bunların hepsine nasıl ulaşmışım www.gurkangenc.com sayfasında yazıyor.

İsveç
İsveç

Bisiklet sizin için bir hayat tarzı ise bu ne zamandır böyle ve bunu tetikleyen bir unsur var mı yoksa zaman içinde gelişen birşey mi?

30 yaşında bisiklet kullanmaya başladıktan 5nci  ayda batı Karadeniz turu yaptım. Amasra’dan İstanbul’a kadar pedal çevirdim. 6ncı ayda Gökova pedallarım altında turunu yaptım. 10ncu ayımda bisikletimle Japonya yolundaydım. Japonya’dan sonra Türkiye’de 1.5 sene kadar Dünya turuna hazırlandım. Şu anda da dünya turundayım. 3.5 senedir bisiklete biniyorum. Bu olayı tetikleyen durumda sadece dünyayı gezme istediği.  Bir hayalin peşinden koşmak.

Uzun bir süre, bu koşullarda yorgunluk üstüne kamp attığınızı düşünün. :)
Uzun bir süre, bu koşullarda yorgunluk üstüne kamp attığınızı düşünün. 🙂

Önce Türkiye’den Japonya’ya, şimdi de Dünya turu? Bunları nasıl gerçekleştiriyorsunuz ? Çünkü bırakın maddi yanını, tek başınıza medeniyetin çok ötesinde olduk olmadık her yerden geçmişsinizdir? Hem psikolojik, hem ailevi, hem de maddi olarak bunlara kendinizi nasıl hazırlıyorsunuz?

Herkesin merak ettiği maddi boyutunu önce anlatayım. Türkiye – Japonya turunda, turun büyük bir kısmında kendi birikimlerimi kullandım. Atılım Üniversitesi de çok az destek vermişti. Peki neden destek verdiler. Öncelikle sahibi tanıdık. İkinci olarak kendisinin de böyle bir hayali varmış fakat artık belli bir yaşı geçtikten sonra böyle bir şeyi yapamama durumu söz konusu. Benim hayalime ortak oldu. Dünya turunda ise kendi maddi desteği kendileri sağlıyor. Fakat bu sefer bir  başarının üstüne destek oluyorlar. Peki neden? Ayrıntıları www.gurkangenc.com sitesinde okuyabilirsiniz.

Bu arada web sitemde şu anda 400 sayfalık içerik,  2000 adet fotoğraf ve  1 saatlik video bulunmakta. Her hafta güncelleniyor, yakında İngilizce sayfa da yayında olacak. Haftada 10 bin kişi ayda 100 bin sayfa gösterimi. Yani kendi başına bir dergi olmuş durumda. Reklam boyutunu siz düşünün.”Gelecek için Pedalla” projesine destek veren her firma aslında orada. “işte biz böyle hayallere ortak oluruz” diyor.. Peki bu firmaları nasıl bir araya getirdim? Açık konuşmak gerekirse hemen hemen hepsi arkadaş bağlantılarımla bir araya geldi. Tanıdığım olmayan 700 küsür firma ile görüşmüş 400 küsür tanesine elden dosya vermiştim. Geri dönüş sayısı 20 falandı sanırım. : ) Bir çok insan bu durumda vaz geçerdi. Bense yapacağım bunu demiştim.

İkinci olarak aile. Böyle bir projede ailenizin desteği olmazsa zaten olmaz. Sonuçta onları uzun seneler görmeyeceksiniz veya belli noktalarda görme imkanınız var. Aileden bir kişi bile oğlum yapmanı istemiyorum demedi. Hayat senin hayatın nasıl yaşamak istiyorsan öyle yaşa evladım. Biz hep yanındayız ve sana detek olacağız dediler. Kardeşim, annem ve babam hep birlikteyiz aslında. Bu destek kesinlikle olmalı. Psikolojik boyutu işte bu her insanın başarabileceği bir durum mu onu bilemem. Herkesin bir yola çıkıp durumu analiz etmesi lazım. Yazın +50 dereceler  kışın bisiklet üstünde -50 dereceler. Kar, buz, tipi, çöl fırtınası, insansız alanlar, on binlerce kilometre, binlerce metre tırmanış, binlerce kültür, iyi insanlar, kötü insanlar, hayvanlar, böcekler. Karada geziyorsunuz aklınıza gelebilecek veya gelemeyecek en enteresan ortamlar, coğrafyalar. Ailenizden, arkadaşlarınızdan, ülkenizden ayrı uzun seneler. Her gün başka yerde uyanıyorsunuz senelerce. İşte böyle bir seyahati gerçekleştirebilmek için kendinize inanmanız gerekiyor. Ben bunu yaparım. Olay sadece imkanların sağlanması ile bitmiyor.  602110_10151566989570086_1695768232_n

Turlarınız boyunca çok şey yaşamışsınızdır.En unutmayacağım dediğiniz neler yaşadınız?

O kadar çok ki hangi birini anlatayım. Bir ülkede evleniyordum, aşık oldum, tutuklandım, ateş açıldı. Birbirinden farklı şehirlerde iki kardeşle karşılaştım hakikaten çok olay var. Ve dünya turunda yenileri de ekleniyor.

Bir çok ülke gördünüz, insanlar tanıdınız.Bizim ülkemizle ve insanımıza bakışınızda bir değişme var mı yada eksiklik veya artı olarak neler söyleyebilirsiniz?

Eksik veya artı olarak demek istemiyorum. Her ülkede durum hemen hemen aynı. Şehirlere gittiğinde hızlı bir hayat var. Bulunulan ortamda tuketım durumu söz konusu olduğundan ve herkes bu tüketim için delice çalışmak zorunda olduğundan pek oturup sohbet edecek vakitleri olmuyor.  Fakat köylere gittin mi hem insanı ile konuşuyorsun, sohbet ediyorsun hem de en iyi misafirliği görüyorsun. Bu her ülkede aynı…bizim ülkemiz insanı yurt dışında da beni görünce bağrına basıyor.

Karşınızdakiyle dil farklılığından dolayı hiç bir türlü anlaşamayıp ama hallettiğiniz bir çok şey kesin olmuştur? Bunu nasıl başarırsınız?

Evet bir çok dili bilmiyorum. Fakat evrensel bir olay var. El işareti ile selam vermek ve gülümsemek, bu yetiyor.

63895_10151534133670086_1077151909_n

Hiç tehlikeli şeyler başınıza geldi mi? Yanınızda kendinizi korumak için bir şey taşır mısınız?

Bu tarz turlarda risk her zaman vardır. İnsanların yaşadığı topraklardan geçiyorsunuz ve mutlaka iyi niyetli olmayan insanlarla da karşılaşıyor. Dünyayı bisikletle turlayacaksanız veya gezecekseniz bu riskide göz önünde bulundurmanız şart.  Yanımda kendimi korumak için sadece bıçak taşıyorum.

Sizden çalınan herhangi bir şey oldu mu ?

Bir ülkede çantalarımı açmaya çalıştılar. İtiraz edince tekme tokat girdiler. Etrafta bulunan esnaf yardıma geldi. Bir başka ülkede silahla durdurup soymaya çalıştılar. Birleşmiş milletler aracı o sıra oradan geçerken bizleri gördü ve durdu ..ve bir kaç olay daha başımdan geçti. Misafir edildiğim bir evde de paralarımı çaldılar.

Türkiye-Japonya turundan Kırgızistan'dan bir fotoğraf.
Türkiye-Japonya turundan Kırgızistan’dan bir fotoğraf.

Gezdiğiniz ülkeler arasında en yardımsever olanı ve en umursamaz olanları hangileri?

Umursamaz bir ülke oldu diyemeyeceğim. Her ülkede herkes yardım etti. Fakat en fazla misafirperverliği Ukrayna, Güney Kore ve Japonya’da gördüm.

Son olarak bisikleti hayatında önemli bir yere koyanlara ve sizin gibi uzun turlara çıkmak isteyenlere ne söylersiniz ?

Bisiklet en neticede bir ulaşım aracı ve bende bunu hatırlatmaya çalışan bir gezginim. Aslında hepimiz biliyoruz, sadece unutmuşuz. Hepimizin hayalleri vardır. Hayatımız boyuncada yenilerini ekleriz bu hayallere. Bir noktadan sonra onları gerçekleştirmek için adımlar atmamız gerekiyor. Yapabileceğinize inanın. Gerisi gelir. Sevgiler

Bunlar da ilginizi çekebilir

4
Kim Ne Demiş?

Bilal ALTUNTAŞ

Güzel bir yazı olmuş Gürkan Genç’e başarılar diliyorum. Bende yakında çıkacağım yollara 🙂 Organ nakline destek olmak için

Serkan Eren

Mükemmel bir yazı ve mükemmel bir tanıtım, teşekkürler Çağatay..

Çağatay Belgen

Hocam yazı bana ait değil; Okan Kaya arkadaşımız sağolsun yardımcı oluyor. Vakit buldukça yazı yazıyor. Teşekkürlerini iletirim 🙂

Ahmet Selim

Ben de bisikleti çok severim. Ama asıl enduro ve cross tarzı motosikletleri severim. Bu tip motosikler arazi için birebir. Altımda bir cross motosiklet olduktan sonra ilk işim sırt çantamı ve çadırımı hazırlayıp dağa sürmektir. Daha önce iki defa motosikletle dağa kampa gittim. Hem kamp yaptım dinlendim hem motocross yaptım eğlendim. Bendeki motor 125 cc Hyosung. 125 cc, cross motorların tasarımları ve teknik özellikleri sayesinde (dişli lastikler, tork, dengeli tasarım vb.) sizi ve bütün yükünüzü hiç zorlanmadan istediğiniz yere kadar çıkartır. Üstelik çok çok az benzin yakar. Biraz para biriktirebilirsem orta veya üst seviye cross motor alıp o dağ senin bu yayla benim gezmeyi düşünüyorum. Tabiki her gittiğim yerde bir – iki gün kamp yaparak… Eğer cross veya enduro motorlara ilginiz varsa kesinlikle Japon veya Avrupa üretimi ünlü firmaların motorlarını alın. Çin malı motorlar başta ucuz satılıyor ama sürekli arıza çıkardıkları için kısa sürede çok masraf çıkararak Japon motorların fiyatını ikiye hatta üçe katlayabilirler. Bir de eğer arazide kullanırsanız Japon ve Avrupa üretimi motorlar haricindeki diğer motorlar teknik servisten beri gelmezler. Bisiklete gelince… Bir adet güzel bir bisikletim vardı. Taş gibi sağlamdı kendisi. Hemen hemen hergün akşamları bisiklet sürerdim. Benim de bisiklet ile uzun yol yapma planlarım vardı. Kendimi uzun yola hazırlıyordum. Bisikleti apartmanın dışında bir direğe bisiklet kilidiyle bağlıyordum. Hırsızın birisi gelmiş, sen tut apartmanın hemen dibindeki bisikletin kilidini kır, bisikleti çal 🙁 Polise de şikayet etmedim hata bende. İnşallah şimdiki sahibi o bisikletin kıymetini bilir de benim yapamadığım uzun yol gezilerini yapar 🙂