Frikşın ne yahu ?

3

Günlerdir dikkatimi çekiyor, acaba ben mi cahilim diye kendi kendime sorup duruyorum. 18-25 yaş arası genç arkadaşlarımız ikinci el “Friction” satıp almak istiyorlar. Bir friction’dır gidiyor 🙂 “Satılık Friction” ilanlarının altında ise “Tırmanış Ayakkabıları” fotoğrafları.

friction
frikişın’ı söylemesi çok seksi

Çeşitlilik friction ile sınırlı değil. Velcro, Lace, Kata gibi isimler de kullanılıyor. Velcro bildiğiniz “cırt bant”, Lace “bağcık”, Kata ise kaya tırmanış ayakkabısının kısaltması sanırım.  Peki “Bufo velcro friction kata tavsiye ederim” Nedir ? “Cırtlı Bufo tırmanış ayakkabısı” desen olmuyor mu birader? Amaç anlaşılmaz olup inanılır olmak mıdır? Karşıdaki ne kadar az anlarsa o kadar yedirirsin hesabı… Neyse, bu hafta “Tırmanış ayakkabısı satın alma rehberi” hazırlıyoruz.

friction
Frikşına kurban…

Friction’ın (frikşın) İngilizce karşılığı “sürtünme”dir. Sürtünme kuvveti olmadan düz duvar tırmanamayız. Demek ki tırmanış sporu ile ilgileniyorsanız sizi yukarıya taşıyan kuvvetin “friction” olduğunu bilmeniz gerekiyor. Bir sürü enteresan durumun yaşandığı ülkemizde genç kardeşlerimizi tırmanış ayakkabılarına friction demeye iten sebebin ne olduğunu anlamaya karar verdim.

friction
Frikşın var geeel, batan geminin frikşınları..

Tırmanış ayakkabısı, tırmanış pabucu, tırmanış terliği, tırmanış patiği bunların hepsi terminolojiye uygun, fakat altını kalın çizgiyle çiziyorum; dünyada tırmanış ayakkabısına “friction” diyen tek millet biziz. Hani olur da İspanya, İtalya veya başka bir ülkeye tırmanış için gider de burada olduğu gibi frikşın frikşın deyip ortada gezerseniz yanlış anlaşılabilirsiniz, zira “friction” ‘ın argoda farklı manaları var. (http://www.urbandictionary.com/define.php?term=friction)

Tırmanış ayakkabısı alan arkadaşlar bunların ortak adının tırmanış ayakkabısı olduğunu benimsememiş olacak ki veya bu konudaki bilgi eksiği ortaya çıkmasın diye hangisini ilk duydu ise bir daha kaya tırmanış ayakkabısının adını o isim altında kullanıyor.

friction
frikşın olsun taştan olsun

Tamam dünya globalleşiyor, herkes aynı büyük ekonominin parçası oluyor. Bu durumun kültürümüzü etkilemesi kaçınılmaz. Gençler ve plaza insanları “Türkgilizce” adlı yeni bir dil yarattılar.. bununla da ilgili bir problemim yok. Tırmanış ayakkabısı demek zor geliyor, illa ki İngilizce bir isim kullanmak istiyorsanız “rock shoe” , “climbing shoe” deyip de en azından doğrusunu söyleyin.

friction
Hayır o frikşını ben alacağım, sen frikşınsız kalacaksın.

Tırmanış ayakkabısına “Frikşın” diyen ilk Türk kimdir? Kimdir o süpersonik insan..

Bunlar da ilginizi çekebilir

3
Kim Ne Demiş?

Yankı Tansuğ

Konuyla ilgili bildiğim kadarını yazayım, kelimenin bundan önceki geçmişini bilen varsa ben de öğrenmek isterim. Friction kelimesi 1989/1990 yıllarında o zamanın 2 adet outdoor mağazasından biri olan Linosport’un fiyat listesine Friction Flash model isimli bir kaya tırmanış ayakkabısı eklemesiyle ilk kez kullanılmıştır. Kullanmayı bırakın çoğu insanın kaya tırmanış ayakkabısı görmediği o günlerde piyasada satışta olan tek ayakkabı olduğu için de friction kelimesi günün tırmanıcıları arasında rağbet görmüştür. Kelimenin Türkçe karşılığının sürtünme olması ve o dönemde tırmanışta kullanılan spor ayakkabıların genel eksikliğinin de yeterli sürtünmeye sahip olmaması kelimenin kullanımını desteklemiştir. Kaya tırmanışının genel olarak usta çırak ilişkisine dayandığı o dönemde de kelime tırmanıcılar arasında hızla yayılmış ve popülerlik kazanmıştır.

Ahmet Selim

Üstteki yorumda yazım yanlışı olmuş. “Blow friction” yerine “bow friction” olacaktı. “Bow drill friction = yaylı matkap sürtünmesi” yöntemidir. Şener Şen’in eliyle yakmaya çalıştığı ateş yakma yönteminin bir üst yöntemi olan yaylı matkap sürtünme yöntemini ifade eder.

Ahmet Selim

Genç arkadaşların İngilizceleri yok. Bunun yanında İngilizce terimler kullanınca “aşağılık psikolojisinden” sıyrılıp toplumda bir anda kültürlü bir insan olacaklarını sanıyorlar. Böyle olunca da yarım İngilizceleri ile farkında olmadan ayıp acayip işlerin içine düşebiliyorlar. Friction kelimesi benim bildiğim iki türlü kullanılır. Birincisi teknik terimlerdeki kullanım şekliyle “teknik sürtünme” anlamındadır. “Blow friction” buna bir örnektir. Şener Şen’in iki eli arasına bir çubuk alıp avuçlarını hızlı hızlı ileri geri çevirip elindeki çubuğu yerdeki ahşaba sürtmek suretiyle ateş yakmaya çalıştığı yöntemin adıdır. Matkap ucunun sürtünerek delik açması gibidir. Hem sürtünür hem ısınır. Günümüzde doğa sporlarında, özellikle hayatı idame durumunda bir ateş başlatma yöntemidir. Eskiden insanların bu şekilde ateş yaktıkları kabul edilir. Diğer tüm teknik sürtünmeler friction kelimesi ile ifade edilir. İkinci anlamı ise argoda “cinsel sürtünme” demektir. Yani tırmanış ayakkabısı için friction sözcüğünü kullanma fikrinin patenti Çağatay kardeşimin de dediği gibi kimliği henüz belirlenemeyen aşağılık kompleksine yakalanmış bir Türk’e aittir.